Putin’in Afganistan Özel Temsilcisi Kabulov’dan İstanbul Konferansı’yla ilgili açıklama

24 Nisan’da İstanbul’da başlaması planlanan konferans, Taliban temsilcilerinin katılmayı reddetmesi nedeniyle Ramazan ayı sonra ertelenmişti. Taliban üyeleri, tüm yabancı birlikler Afganistan’dan çekilene dek konferanslara katılmayacaklarını ifade etmişti.

Sputnik’e verdiği demeçte konferansın akıbetiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Kabulov, “Taliban temsilcilerinin İstanbul Konferansı’na katılmayı neden reddettiği konusunda ciddi dayanaklar var. Zira biz de, konferansta neler istişare edeceğimizi tam anlamadık. Konferansın organizatörleri olan Türkiye, BM ve Katar toplantı konseptine ve gündemine benzer bir şey sunmadı” dedi.

Afganistan hükümetinin, Ulusal Uzlaşı Yüksek Konseyi’nin ve diğer siyasi güçlerin temsilcilerinden oluşan Kabil heyetinde yaklaşımlar konusunda fikir birliği olmadığına dikkat çeken Kabulov, hal böyleyken bu temsilcileri nasıl bir araya getirileceğine tam anlayamadıklarını kaydetti.

Görünene göre Taliban temsilcileri de bunu düşünerek bir mola almaya karar verdi. Açıklamalarını okudum, müzakerelere katılmayı reddetmiyorlar, ancak müzakerelerin anlamlı olması gerekiyor” diye devam eden Kabulov, “Yaklaşımlarda bir yakınlaşma sağlamak için zamana ihtiyaç var. Bu müzakerelerin neden Ramazan ayının ortasında planlandığına anlam veremedik. Bir diğer faktör de, Türkiye Cumhurbaşkanı 17 Mayıs’a kadar İstanbul’u da kapsayan tam kapanma ilan etti. Bu etmenler de konferansın organizasyonunu etkileyecek” ifadelerini kullandı.

23 Nisan’da Türkiye-Afganistan-Pakistan Üçlü Dışişleri Bakanları toplantısında kabul edilen ortak bildiride, İstanbul Konferansı’nın taraflarla yapılan kapsamlı istişarelerin ardından anlamlı ilerleme sağlanması için şartların daha elverişli hale geleceği ileri bir tarihe ertelendiğini hatırlatılarak tüm taraflara, özellikle Taliban’a Afgan halkının, bölgenin ve uluslararası toplumun arzuladığı barışı sağlayacak kapsayıcı ve müzakere edilmiş bir uzlaşıya bağlılığını teyit etmeleri çağrısı yapılmıştı.

ERMENİ ÇETELERİNİN KATLETTİĞİ TÜRKLER – 523 bin TÜRK’Ü KATLETTİLER

İsim isim Ermeni katliamı

Ermeniler, yıllardır sözde soykırımı iddialarıyla dünya kamuoyunu yanlarına çekmeye çalışırken, resmi belgeler, Ermeni çeteler tarafından 1910-1922 yılları arasında Anadolu’da 523 bin 955 Türk’ün katledildiğini gösteriyor.

Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürü Doç. Dr. Yusuf Sarınay,“Tarihimizle yüzleşince, kendi kayıp ve acılarımızla karşılaşıyoruz” dedi. Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili olarak tarihin bir noktaya hapsedildiğini ve herkesin 1915 yılına kilitlendiğini kaydeden Sarınay, “Sorun bu tarihte başlamıyor. 1915 bir sonuçtur” diye konuştu.

Ermeni çetelerin Anadolu’da yüzbinlerce Türk’ü katlettiğini bildiren Sarınay, şunları kaydetti:

“Ermeniler bir devlet kurmak için Fransız, İngiliz ve Rusların vaad ettiği topraklarda bir çoğunluk oluşturamamış. Bu, büyük devletler tarafından da dile getirilmiş. İşte bu nedenle, çoğunluk oluşturabilmek için, belirli bölgelerde sistematik katliam yapmışlar. Katliamların özelikle Doğu Anadolu ve Çukurova’da yoğunlaşmasının nedeni, etnik temizliğe girişmiş olmalarıdır. Katliamlardan canlarını kurtaranlar da bu bölgelerden göç etmişler. Katliamların amacı, büyük Ermenistan hayalini gerçekleştirmektir.”

Sarınay, Ermeni çetelerinin bazen birkaç köy halkını toplayarak katliam yapması nedeniyle, kayıpların belgelere yüksek miktarlarda yansıdığını söyledi. Her katliamın belgesi olduğunu ifade eden Sarınay, bunların yerel yöneticilerin İstanbul hükümetine gönderdiği yazı ve raporlarla, yabancı gözlemcilerin hazırladığı tutanaklardan oluştuğunu bildirdi.

Ermeni Soykırımı Yalanları ve Gerçekler

İŞTE ERMENİ ÇETELERİNİN KATLETTİĞİ TÜRKLERİN İLLERE GÖRE LİSTESİ

 

1910-1922 yılları arasında Ermeni çetelerin yaptığı katliamların tarih ve yerleri ile katledilen Türk sayısı şöyle:

1910 Muş (10 ölü), 21 Şubat 1914 Kars-Ardahan (30 bin ölü), 1915 Van (44 lü), 1915 Van (150 ölü), 1915 Bitlis (16 bin ölü), 1915 Muş (80 ölü), 1915 Bitlis-Hizan (113 ölü), 1915 Van (5 bin 200 ölü), Şubat 1915 Haskay (200 ölü), Şubat 1915 Dutak (3 ölü), Nisan 1915 Bitlis (29 ölü), Nisan 1915 Muradiye (10 bin ölü), Nisan 1915 Van (120 ölü), Mayıs 1915 Van (20 bin ölü), Temmuz 1915 Muş-Akçan (19 ölü), Ağustos 1915 Müküs (126 ölü), 9 Mayıs 1915 Bitlis (40 bin ölü), 9 Mayıs 1915 Bitlis (123 ölü), 15 Ocak 1916 Terme (9 ölü), 1 Nisan 1916 Van-Reşadiye (15 ölü), Mayıs 1916 Muş (500 ölü), 8 Mayıs 1916 Van-Tatvan (bin 600 ölü), 8 Mayıs 1916 Bitlis (10 bin ölü), 8 Mayıs 1916 Pasinler (2 bin ölü), 8 Mayıs 1916 Tercan (563 ölü), 11 Mayıs 1916 Van (44 bin 233 ölü), 11 Mayıs 1916 Malazgirt (20 bin ölü), 11 Mayıs 1916 Bitlis (12 ölü), 22 Mayıs 1916 Van (bin ölü), 22 Mayıs 1916 Köprüköy-Van (200 ölü), 22 Mayıs 1916 Van (15 bin ölü), 22 Mayıs 1916 Van (8 ölü), 22 Mayıs 1916 Van (8 bin ölü), 22 Mayıs 1916 Van (80 bin ölü), 22 Mayıs 1916 Van (15 bin ölü), 23 Mayıs 1916 Of (5 ölü), 23 Mayıs 1916 Trabzon (2 bin 86 ölü), 23 Mayıs 1916 Van (3 yüz ölü), 25 Mayıs 1916 Bayezid (14 bin ölü), Haziran 1916 Van-Abbasağa (14 ölü), Haziran 1916 Edremid-Vastan (15 bin ölü), 6 Haziran 1916 Şatak-Serir (45 ölü), 6 Haziran 1916 Şatak (bin 150 ölü), 7 Haziran 1916 Müküs-Serhan (121 ölü), 14 Ağustos 1916 Bitlis (311 ölü), 1919 Sarıkamış (9 ölü), 1919 Tiksin-Ağadeve (5 ölü), 1919 Nahçivan (4 bin ölü), 6 Ocak 1919 Zaruşat (86 ölü), 21 Ocak 1919 Kilis (2 ölü), 22 Ocak 1919 Antep (1 ölü), 25 Ocak 1919 Kars (9 ölü), 26 Şubat 1919 Adana-Pozantı (4 ölü), 18 Mayıs 1919 Osmaniye (1 ölü), 13 Haziran 1919 Pasinler (3 ölü), 3 Haziran 1919 Iğdır (8 ölü), Temmuz 1919 Sarıkamış (803 ölü), Temmuz 1919 Kurudere (8 ölü), Temmuz 1919 Sarıkamış (695 ölü), 4 Temmuz 1919 Akçakale (180 ölü), 5 Temmuz 1919 Kağızman (4 ölü), 7 temmuz 1919 Kars-Göle (9 ölü), 8 Temmuz 1919 Mescitli (4 ölü), 8 Temmuz 1919 Gülyantepe (10 ölü), 9 Temmuz 1919 Kağızman (6 ölü), 9 Temmuz 1919 Kurudere (8 ölü), 11 Temmuz 1919 Mescitli (20 ölü), 19 Temmuz 1919 Bulaklı (2 ölü), 19 Temmuz 1919 Pasinler (2 ölü), 24 Temmuz 1919 Kars-Kağızman (9 ölü), Ağustos 1919 Muhtelif köyler (2 bin 502 ölü), 15 Ağustos 1919 Erzurum (153 ölü), 15 Ağustos 1919 Erzurum (426 ölü), Eylül 1919 Allahüekber (3 ölü), 9 Eylül 1919 Ünye (12 ölü), 14 Eylül 1919 Sarıkamış (2 ölü), Kasım 1919 Adana (4 ölü), 11 Kasım 1919 Maraş (2 ölü), 6 Kasım 1919 Ulukışla (7 ölü), 7 Aralık 1919 Adana (4 ölü), 1920 Göle (600 ölü), 1920 Kars (3 bin 945 ölü), 1920 Haramivartan (138 ölü), 1920 Nahçivan (64 bin 408 ölü), 1920 Nahçivan (5 bin 307 ölü), Şubat 1920 Kars civarı (561 ölü), 1 Şubat 1920 Zaruşat (2 bin 150 ölü), 2 Şubat 1920 Şuregel (bin 150 ölü), 10 Şubat 1920 Çıldır (100 ölü), 28 Şubat 1920 Pozantı (40 ölü), 9 Mart 1920 Zaruşat (400 ölü), 9 Mart 1920 Zaruşat (120 ölü), 16 Mart 1920 Kağızman (720 ölü), 22 Mart 1920 Şuregel-Zaruşat (2 bin ölü), 6 Nisan 1920 Gümrü (500 ölü), 28 Nisan 1920 Kars (2 ölü), 5 Mayıs 1920 Kars (bin 774 ölü), 22 Mayıs 1920 Kars (10 ölü), 2 Temmuz 1920 Kars-Erzurum (408 ölü), 2 Temmuz 1920 Zengebasar (bin 500 ölü), 27 Temmuz 1920 Erzurum (69 ölü), Mayıs 1920 Kars-Erzurum (27 ölü), Ağustos 1920 Oltu (650 ölü), Ağustos 1920 Kars-Erzurum (18 ölü), 15 Ekim 1920 Bayburt (bin 387 ölü), 20 Ekim 1920 Göle (100 ölü), 17 Ekim 1920 Pasinler (9 bin 287 ölü), 18 Ekim 1920 Tortum (3 bin 700 ölü), 19 Ekim 1920 Erzurum (8 bin 439 ölü), 26 Ekim 1920 Kars civarı (10 bin 693), Ekim 1920 Aşkale (889 ölü), 1 Aralık 1920 Kosor (69 ölü), 3 Aralık 1920 Göle (508 ölü), 4 Aralık 1920 Kosor (122 ölü), 4 Aralık 1920 Kars-Zeytun (28 ölü), 4 Aralık 1920 Sarıkamış (bin 975 ölü), 6 Aralık 1920 Göle (194 ölü), 7 Aralık 1920 Kars-Digor (14 bin 620 ölü), 14 Aralık 1920 Sarıkamış (5 bin 337 ölü), 29 Kasım 1920 Zaruşat (bin 26 ölü), Aralık 1920 Erivan (192 ölü), 1921 Nahçivan (12 ölü), 1921 Bayburt (580 ölü), 1921 Arpaçay (148 ölü), 1921 Karakilise (6 bin ölü), 1921 Karakilise ( 6 bin ölü), Şubat 1921 Zenibasar (18 ölü), 21 Kasım 1921 Pasinler (53 ölü), 21 Kasım 1921 Erzurum (bin 215 ölü), 1918 Hınıs (870 ölü), 1918 Tercan (580 ölü), Mart 1922 Maraş (4 ölü).

 

İL İL, İLÇE İLÇE, KÖY KÖY LİSTE

Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’ndeki belgeler, Ermeni çetelerin 1906-1922 yılları arasında yaptıkları baskın ve taarruzlarla çok sayıda kadın ve çocuğun da aralarında bulunduğu binlerce Türk’ü katlettiğini ortaya koyuyor. Belgeler, çetelerin bazı katliamlarda birden fazla köy halkını tamamen yok ettiğini de kanıtlıyor.

1906-1922 yılları arasında Anadolu’da Ermeniler tarafından Türklere uygulanan ve kesin ölü sayısı belirlenemeyen katliamlar şunlar:

11 Şubat 1906 Revan (25 köyde yangın ve katliam sonucu öldürülenler)

17 Aralık 1914 Eleşkirt (Köylerde yapılan saldırıda öldürülenler)

1915 Elazığ (Köylere yapılan saldırıda öldürülenler)

1915 Hizan (Hizan’a bağlı köylerde katliamlarda öldürülenler)

1915 Van (Köylerde yapılan katliamda öldürülenler, 5 bin 200 kişiden fazla)

Ocak 1915 Muş (Köylerde yapılan katliamda öldürülenler, 2 köy halkı)

Şubat 1915 Şatak (9 Köyün tamamen yok edilmesi)

9 Mayıs 1915 Bitlis (Hot köyü ahalisinin tamamen imhası)

9 Mayıs 1915 Bitlis (Muhacirlerin kılıçtan geçirilmesi sırasında ölenler)

Haziran 1915 Bitlis (Köylere yapılan saldırıda öldürülenler, 100 hane)

Mayıs 1915 Van (Köylere yapılan saldırıda öldürülenler)

11 Mayıs 1915 Trabzon (Sürmene, Of, Yomra civar köylerinde öldürülenler)

11 Haziran 1915 Van (İki köyde 180 hane halkının katledilmesi)

Ağustos 1915 Gevaş (Köylerdeki ahaliden öldürülenler)

Aralık 1915 Muş (Köylerde kadınlara yapılan katliamda öldürülenler)

10 Haziran 1915 Maçka (Çetelerin Maçka’yı istilası sırasındaöldürülenler)

22 Mayıs 1916 Van (Tahliye esnasında katledilenler)

23 Mayıs 1916 Van (Erçek ve Havasor nahiyelerinin yüzde 70’i)

11 Haziran 1916 Bitlis (İşgal sırasındaki olaylarda ölenler)

11 Haziran 1916 Van (Timar nahiyesi köylerindeki olaylarda ölenler)

11 Haziran 1916 Başkale (Ahaliye karşı yapılan katliamda öldürülenler)

23 Mayıs 1916 Hınıs (Köylerde yapılan katliamda öldürülenler)

3 Haziran 1916 Diyarbakır (Haber alınamayan memurlar, 55 kişi)

Mayıs 1916 Tercan (Köylerde yapılan katliamda öldürülenler, 30 köy)

1918 Tekman (İki köy ahalisinin katledilmesi)

1919 Kars-Sarıkamış (Baskınla katliam sırasında öldürülenler)

1919 Kars-Sarıkamış (Baskınla katliam sırasında öldürülenler, 1 köy)

1919 Kars-Sarıkamış (Gençlerin kaybolması)

1919 Kars civarı (Süngü ve kurşunla öldürülenler ile yakılarak öldürülenler, birkaç çadır)

25 Ocak 1919 Ardahan (Çullu köyünde genç erkeklerin öldürülmesi)

Şubat 1919 Iğdır (Görüllü’de işkenceyle öldürülenler, yüzlerce)

Mart 1919 Kars civarı (Muhtelif işkencelerle öldürülenler, 85 hane)

Mart 1919 Sarıkamış (Koçak’ta bir köyün tamamen yok edilmesi)

Temmuz 1919 Artvin (Taarruz ve tecavüzle öldürülenler)

Temmuz 1919 Bayezid (Kadın ve çocukların katli)

Ağustos 1919 Nahçıvan (Cesetleri Aras’a atılanlar, 3 köy ahalisi)

8 Temmuz 1919 Gülantab (2 köye saldırıda öldürülenler)

12 Temmuz 1919 Kars (Yoldaki bir ailenin katli)

16 Temmuz 1919 Büyük Vedi (Ahalinin katledilmesi)

25 Temmuz 1919 Gümrü (Karakilise köyünün yağmasında öldürülenler)

15 Ağustos 1919 Erzurum (Katliam sonucu öldürülen 30 hane)

12 Temmuz 1919 Kars (İşkenceyle öldürülen iki aile)

12 Ağustos 1919 Kars (Aşağıkoturlu köyünün tamamının katledilmesi)

12 Ağustos 1919 Kars (Karakoyu’nda erkeklerin tamamının öldürülmesi)

12 Ağustos 1919 Kars (Top ve makinalı tüfekli saldırıda öldürülenler)

18 Ağustos 1922 Kars (Tavusgölü’nde bütün erkeklerin öldürülmesi)

31 Ağustos 1919 Sarıkamış (Karahamza’ya taarruzda öldürülenler)

31 Ağustos 1919 Kağızman (Kasaba eşrafının kaçırılması)

18 Ağustos 1919 Kağızman (Camiye kapatılarak katledilenler)

Eylül 1919 Karaurgan (Köylere taarruz sırasında öldürülenler)

14 Eylül 1919 Kars, Sarıkamış (Köylere yapılan taarruz ve çatışmada öldürülenler)

1920 Şuragel (25 köy ahalisinin öldürülmesi)

1920 Kars civarı (Muhtelif köylerde öldürülenler)

3 Mart 1920 Kozan (Tecavüz edilerek ve boğazlanarak öldürülenler)

9 Mart 1920 Zaruşad (Köylerde baskın ve işkence sırasında öldürülenler)

16 Mart 1920 Kağızman (Top ve makinalı tüfekle öldürülenler)

24 Mayıs 1920 Kars civarı (Köylerde baskın ve işkence sırasında öldürülenler)

24 Mayıs 1920 Kars civarı (Çeçal köyüne saldırı sırasında öldürülenler)

27 Temmuz 1920 Oltu-Göle (Altı köye saldırı sırasında öldürülenler, tüm erkekler)

3 Aralık 1920 Kars (Zorla göç sırasında öldürülenler)

Kasım 1920 Erivan-Kars (Köylere yapılan taarruzda öldürülenler)

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/gundem/isim-isim-ermeni-katliami-312342

Son dakika haberler: Rusya’da ilk coronavirüsü vakası

Rusya Başbakan Yardımcısı Tatyana Golikova, başkent Moskova’da gazetecilere yaptığı açıklamada, 2 kişide yeni tip koronavirüs tespit edildiğini bildird

Hastalardan birinin Tümen, ikinci hastanın ise Sibirya’nın güneyindeki Transbaykal bölgesinde bulunduğunu belirten Golikova, “İki hasta da Çin vatandaşı.” dedi.

Rusya’nın salgına ilişkin ilave önlem kararı aldığına işaret eden Golikova, “Çin’in Hubey bölgesindeki Rus vatandaşlarını tahliye edeceğiz. Ayrıca Moğolistan sınırımızdaki giriş çıkışları sınırlandıracağız.” diye konuştu.

Çin vatandaşlarına yönelik çalışma vizesi vermeyi de durdurma kararı aldıklarını anlatan Golikova, hastaların müşahede altına alındığı söyledi.

Rusya, yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle Çin’le sınırını kapatma kararı almıştı.

Dev stadın yıkımı sırasında korkunç ölüm!

Rusya’nın St. Petersburg şehrinde 1980 yılında yapılan, şehirdeki konser ve spor organizasyonlarında kullanılan dev stadyumun yıkımı sırasında büyük bir kaza meydana geldi.

Dünyanın en büyük buz pistinin yapımı için yıkımına başlanan stadyum, vinç ve yıkım araçlarıyla yıkımı sırasında baskıya dayanamayıp çöktü. Rusya Acil Durum Bakanlığı olaya ilişkin yaptığı açıklamada, stadyumun yıkımında çalışan işçilerin enkaz altında kalmış olabileceğini belirtirken enkazda arama kurtarma çalışmalarının başlatıldığını duyurdu.

Dev stadın yıkımı sırasında korkunç ölüm

Öte yandan Sovyetler Birliği döneminden bu yana birçok büyük organizasyona ev sahipliği yapan stadyumun yıkımına birçok kişi karşı çıkarak, stadyumun kültürel miras listesine alınmasını istemişti. Stadyumun yerine yapılması planlanan buz pistinin yapımının 2023 yılında tamamlanması ve bu yıl düzenlenecek olan Dünya Hokey Şampiyonası’na hazır hale gelmesi planlanıyordu.

Rus bakandan ilginç koronavirüs açıklaması! ‘Petrol talebi düşebilir’

Novak, Kazakistan’ın Almatı şehrinde gazetecilere yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs vakasının ardından küresel enerji piyasalarında yaşanan gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu. Salgın nedeniyle petrol talebinin etkileneceğine işaret eden Novak, “Eğer tahminler doğru çıkarsa, Çin ekonomisi yavaşlarsa, salgın nedeniyle küresel petrol talebi düşebilir.” diye konuştu.

Gelişmelere ilişkin Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) enerji bakanlarıyla sürekli temas halinde olduklarını anlatan Novak, “OPEC ile birlikte gerekli adımları atmaya hazırız. Ancak bu adımların atılması için durumu daha net bir şekilde değerlendirmemiz ve ileriki günlerde nasıl gelişeceğini izlememiz gerekiyor.” dedi.

Artan jeopolitik riskler nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı çarşamba günü 60 doların altına inerken, bugün de 57 dolar seviyelerinden işlem görüyor.  OPEC üyeleri ve OPEC dışı bazı petrol üreticisi ülke 5-6 Mart’ta Avusturya’nın başkenti Viyana’da toplanarak küresel petrol piyasasının görünümünü değerlendirmek üzere anlaşmıştı.

Trump’tan Putin’e ‘gözdağı’

Twitter kullanıcıları ABD Başkanı Donald Trump’ın göreve geldiği günden bu yana yaptığı paylaşımlara alıştı. Trump’ın yüzünün birçok kez mandalina, kraliçe gibi fotoğraflarda montaj edildiğini gördük.

Başkan Trump, oyuncu Sylvester Stallone’un hayat verdiği efsane film karakteri “Rocky Balboa”nın vücuduna kendi kafasının montajlandığı bir fotoğrafı paylaştı.

pic.twitter.com/11nzKwOCtU

Bu paylaşım akıllara Rusya ile ilgili bir kinaye olabileceğini getirdi.

Rocky filmlerinde, Balboa, yenilemeyen bir canavar olarak nitelendirilen Rus bir kahramana karşı ringe çıkıyor. Her şeye rağmen Balboa zafer alıyor.

Bazıları bunu Ruslara korku verecek bir gönderme olarak nitelendirirken bazıları da paylaşımı ironikten fazla buldu. 

Sosyal medya kullanıcıları, “En azından Rocky, Ruslarla savaşmaya istekliydi.” yorumunda bulundu.

Komedyen Nick Pappas da attığı tweette “Bu tamamen yanlış. Rocky, Rusya’yı yendi. Trump onlara zafer vermeye devam ediyor.” dedi.

Çavuşoğlu paylaştı… Bağdadi’nin olduğu yeri o gösterdi

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) Dışişleri Bakanlığının 2020 yılı bütçe teklifi Plan Bütçe Komisyonunda konuştu. Bakan Çavuşoğlu, sunumunun ardından komisyon üyelerinin sorularını cevapladı. ABD tarafından düzenlenen operasyonla öldürülen DEAŞ lideri Ebubekir El-Bağdadi ile ilgili konuşan Çavuşoğlu, Bağdadi’nin ailesinin yeri ve yakınları ile ilgili Türkiye’nin yakaladığı ve elinde tuttuğu isimler olduğunu belirterek, “Sanırım yanlış bilgi var. Bağdadi’nin geçmişten bu yana yakaladığımız, tuttuğumuz yakınları da var. Mesela ona en yakın İtavi diye bir adam vardı. Onu yakaladık, Iraka verdik. Bağdadi’nin olduğu yeri o gösterdi” dedi.

Büyükelçilerin dışarıdan atanmasına yönelik eleştiriler için, bu kanunu AK Parti’nin çıkarmadığını kaydeden Çavuşoğlu, “Geçmişte de ihtiyaç varmış ki diğer iktidarlar bunu çıkardı. Şu anda toplamda 249 büyükelçimiz var. Dışardan atanan ise 24 büyükelçimiz var. Buna ihtiyaca göre yapıyoruz. Yasal olmayan bir şey yok” diye konuştu.

’SAHADA OLMASAYDIK BU KAZANIMLARI ELDE EDEMEZDİK’

Bakan Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz konusunda diplomasi yolunun terk edildiği yönündeki eleştirilere yönelik şunları söyledi:

“Doğu Akdeniz’de eskiden konuşurduk doğru ama şimdi sahadayız. Eğer sahada olmasaydık bu kazanımları elde edemezdik. Eskiden sondaj gemisi gönderiyorduk, şimdi sondaj gemilerimiz orda. Hem KKTC’nin hem de Türkiye’nin haklarını savunuyoruz. Almanya, İsviçre, İngiltere ’Arabuluculuk yapalım’ diyor biz buna da karşı değiliz. Hatta ’AB çözsün’ dedik. ’BM mekanizması ile çözülsün’ dedik. Biz diplomasiye varız. Bu adımlar atılmadığı için bizde tek taraflı adımlara karşı kendi adımlarımızı atmak durumunda kaldık. Doğu Akdeniz’de yetki alanları konusunda, Doğu Akdeniz etrafındaki ülkeler olmadan atılan adımların hiç biri geçerli değil. Şu anda bizim için geçerli olan BM’ye de kayıt ettirdiğimiz kıta sahanlığıdır.”

’SURİYE’DEKİ ZEYTİNYAĞI BİZİM ÜZERİMİZDEN İHRACAT EDİLİYOR’

Bakan Çavuşoğlu Türkiye’nin Suriye’deki zeytinyağlarını satın almasına yönelik eleştirilere ise “Suriye’deki zeytinyağı bizim üzerimizden yeniden ihracat ediliyor. Buradan elde edilen gelir, bahçe sahiplerine dağıtılıyor. Burada hırsızlık veya başka bir şey yok. Bu zeytini çalma konusu kara propagandadır” dedi.

’MUTABAKATTAN NETİCE ALAMAZSAK GEREĞİNİ YAPACAĞIZ’

Çavuşoğlu, Türkiye’nin ABD ve Rusya arasında sıkıştığına yönelik iddialara ilişkin şöyle konuştdu:

“Rusya sahada bir aktör. Bazı yerlerde ABD çekildi. Esasen güvenli bölgeyi ABD ile oluşturmak istedik. Trump bu konuda 20 mil teklif etti. Oturduk konuştuk askerlerimiz sahada çalışmaya başladı. Ama Amerika bu süreçte sözünü tutmadı ve YPG’ye desteğini devam ettirdi. Biz bu konuda neticeye varamayacağımızı anladıktan sonra harekata başladık. Türkiye, Barış Pınarı Harekatı sonrasında ABD ve Rusya ile 5 gün ara ile mutabakat yaptı. Harekattan sonra ABD’nin yine teklifi oldu, oturduk konuştuk. Bir metin üzerinde anlaştık. Ardından Rusya, ikinci süper güç ile gittik Soçi’de anlaştık. Bu mutabakatın gereğini yapmadılar. Biz üzerimize düşeni yaptık. Eğer buradan bir netice alamazsak tıpkı Amerika ile denedikten sonra harekatı başlattığımız gibi gereğini yine yapacağız, bunun başka çaresi yok.”

’HAKKIMDAKİ İDDİALARLA İLGİLİ YASAL SÜRECİ BAŞLATACAĞIZ’

Bakan Çavuşoğlu, hakkında dış basında çıkan iddialara ilişkin şunları kaydetti:

“Yasal süreci başlatacağız. Uzaktan yakından gerçeklikle ilgisi olmayan bu tür iftiralar için yasal süreci sonuna kadar işleteceğiz. Avukatlarla çalışmalarımızı, hazırlıklarımızı yaptık. Bunun mutlaka ortaya çıkması gerekiyor. Allah’a şükür siyasete başladığım günden bu yana hesabını veremeyeceğim, etik olmayan, ahlaki olmayan konularda ismimiz geçmemiştir.”

Bakan Çavuşoğlu, DEAŞ’a katılan veya katılmak için gelen 7 bin 700 civarında teröristin ülkelerine iade edildiğini belirterek, “Ülkeye giriş yasağı listesinde 70 bin kişi var. İnterpol ile Washington’da görüştüğümüzde o ülkeleri İnterpol’e bildirmemişler. Bize isim bildiriyorlar, listelerde karışıklık var bundan sonra daha iyi bir dayanışma içerisinde olmak gerekiyor” diye konuştu.

Rusya’dan ilk yorum geldi… Şüphe uyandırıyor

Konaşenkov, ABD Başkanı Donald Trump’ın DEAŞ elebaşı Bağdadi’nin Suriye’de düzenlenen operasyonla ölü ele geçirildiği yönündeki açıklamasına ilişkin gazetecilere değerlendirmelerde bulundu.

Bağdadi’nin ölü ele geçirilmesiyle ilgili çelişkili açıklamalar yapıldığını belirten Konaşenkov, “Bağdadi’nin öldürülmesine yönelik operasyonda yer aldıklarına dair çelişkili açıklamalar yapan ülke sayısının artması, operasyonun gerçekliği ve başarısıyla ilgili şüphe uyandırıyor.” ifadesini kullandı.

Konaşenkov, ABD ve operasyona katılan ülkelerin, Bağdadi’nin El Kaide kontrolündeki bölgede bulunduğuna dair kanıt göstermeleri gerektiğine vurgu yaparak, “Savunma Bakanlığı, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde düzenlenen operasyonla ilgili güvenilir bilgiye sahip değil.” diye konuştu.

Rusya’nın, ABD ve koalisyon güçlerinin son günlerde İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde hava saldırısı gerçekleştirdiklerini tespit etmediğine de dikkati çeken Konaşenkov, “ABD uçaklarının İdlib üzerinden gerçekleştirdikleri uçuşlarda herhangi bir yardımın yapıldığı bilgisine sahip değiliz.” dedi.

Konaşenkov, “DEAŞ’ın Suriye ordusu tarafından 2018’in başlarında Rus hava kuvvetlerinin desteğiyle son yenilgisinden bu yana, Bağdadi’nin ‘bir defa daha’ ölmesinin, Suriye’deki durum ya da İdlib’de kalan teröristlerin eylemleri üzerinde hiçbir operasyonel önemi yoktur.” yorumunu yaptı.