Son Dakika! Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan CHP’li Aykut Erdoğdu’ya 250 bin liralık tazminat davası

Twitter hesabından bir paylaşım yapan CHP İstanbul milletvekili Aykut Erdoğdu, Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ı maksat alarak, “Sayın Erdoğan, bundan evvel olduğu üzere bundan sonra da sizi seçimle indirdikten sonra Vatana İhanetten yargılanmanız için bütün gücümle çalışacağım… Yargılanmaya başladığınız günde savunma hakkınız engellenmesin ve hukuk içinde yargılanın diye mahkeme salonunda olacağım…” tabirlerini kullandı. Bu kelamlar birçok AK Partili isim tarafından reaksiyonla karşılandı.

“YİNE YASSIADA ZİHNİYETİ HORTLAMIŞ”

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun açıklamalarına reaksiyon göstererek, “Yine Yassıada zihniyeti hortlamış. Cumhurbaşkanımızı ‘vatana ihanetten yargılamak’tan bahseden seviyesizlik tıpkı Yassıada zihniyeti üzere kendini söz etmiş. Şehit Başbakanımız Menderes’in katillerinin lisanıyla konuşmaya devam ediyorlar. Devlet teşkilatını cürüm örgütü olarak nitelendirip devletin başı olan Cumhurbaşkanlığı makamını örgüt önderi olarak nitelendirmek Türkiye’nin FETÖ’den tanıdığı bir lisandır. Menderes’in katillerinden FETÖ’ye kadar hepsi tıpkı millet düşmanı lisanı kullandılar.” demişti.

250 BİN LİRALIK TAZMİNAT DAVASI AÇILDI

Bu gelişme üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatları, CHP’li Aykut Erdoğdu hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” gerekçesiyle 250 bin liralık manevi tazminat davası açtı.

“HALA AKILLANMAMIŞLAR”

AK Parti Genel Lider Yardımcısı İzmir Milletvekili Hamza Dağ da CHP’li vekilin kelamlarına reaksiyon gösterip ”Ateş olsa cirmi kadar yer yakacak olan kelamda siyasetçilerin Cumhurbaşkanımızı yargılama tehditlerine pabuç bırakacak değiliz. Daha evvel de iktidarımızı TRT’den canlı olarak yargılayacaklarını söylemişlerdi. 27 Mayıs zihniyetinin zamanı sabık yaratma hayalleri hâlâ çok canlı. Bu zihniyete 15 Temmuz gecesi haddini bildirmiştik fakat muhakkak ki hâlâ akıllanmamışlar. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın hukuku bu milletin hukukudur ve biz, önderimizin de milletimizin de hukukunu asla çiğnetmeyiz.19 yıldır yapılan her seçimde milletimiz tercihini Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’den yana kullanmıştır. Biz devlet yönetmeyi de millete hizmet etmeyi de hepinizden güzel biliriz.Pandeminin güç kaidelerinden istifade ederek yaptığınız çamur siyasetini ise milletimiz çok güzel görüyor.Allah’ın müsaadesi ile 2023 seçimlerinde zafer yine Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ın ve Cumhur İttifakı’nın olacaktır.” dedi.

“HAKİKATİ HER DUYDUĞUNUZDA ŞİRAZENİZ BİRAZ DAHA KAYNIYOR”

Recep Tayyip Erdoğan, yıllardır sizin tehditlerinize ve engellemelerinize karşın aziz milletimizin takviyesiyle memleketimize hizmet etmektedir. Aziz milletimiz bu zihniyete hiçbir vakit destur vermediği için aslında sayın Cumhurbaşkanımız üzerinden milletimizi tehdit ediyorlar. Yıllardan beri söylediğiniz her kelam, attığınız her iftira, uydurduğunuz her palavra, yaratmaya çalıştığınız her “sahte mağduriyet” muhakkak bir planın kesimi. Hakikat yüzünüze her çarptığında daha da hırçınlaşıyorsunuz. Hakikati her duyduğunuzda şirazeniz biraz daha kayıyor.

“MİLLETİMİZ KENDİSİNE HİZMET EDEN EVLATLARINI BAĞRINA BASACAKTIR”

Millete hizmet seyahatine “kefeniyle” çıktığını her fırsatta söyleyen bir önderi idam sehpasıyla, devletimize hizmet eden kamu görevlilerimizi ise aziz divanla tehdit etmek ve devlet tertibini bir çeteye benzetmek gerçekte neye hizmet ettiğinizi apaçık göstermektedir.

Aziz milletimiz kendisine hizmet eden evlatlarını dün olduğu üzere bugün ve yarın da bağrına basacaktır. Milletin öz evlatları da sizin tüm ahlaksız tehditlerinize, yalanlarınıza, iftiralarınıza ve 5. kol faaliyetlerinize karşın milletimize hizmet etmeye devam edecektir.” sözlerini kullandı.

Reuters’tan Erdoğan analizi: ‘Önce Türkiye’ tavrı Biden’a engel çıkarıyor

Reuters Haber Ajansı, ABD-Türkiye ilişkileriyle birlikte, iki ülkenin liderleri arasındaki ilişkiyi masaya yatıran; Orhan Coşkun ve Hümeyra Pamuk imzalı, kapsamlı bir analiz yayınladı.

‘Önce Türkiye: Erdoğan’ın güç baskısı, Biden’a engel çıkarıyor’ başlığı kullanılan makalede, 15 Temmuz Darbe Girişimi’nden sonra Türkiye’ye gelen Biden’ın, bombalanan TBMM’yi ziyaret ettiği ve destek mesajı verdiğinin altı çizildi. İki ismin en son 2016 yılının Ağustos ayında bir araya geldiği ve o dönem ABD Başkan Yardımcısı olan Biden’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Ankara’da buluşarak, “Biz Suriye’ye harekatı destekliyoruz” dediği hatırlatıldı ve ”Türkiye tanklarla operasyonu yaparken, ABD bunu havadan destekledi” denildi. Reuters, ABD Dışişleri’nin Türkiye’nin bu operasyonuna verilen desteğin diğer operasyonları teşvik edip etmediği sorusuna cevap vermekten kaçındığını bildirdi.

Reuters, o tarihten itibaren Türkiye’nin Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Kafkaslar’da bazı hamlelerinin, Biden’ın uğraşması gereken bu bölgedeki durumları değiştirdiği söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Biden’dan önce koltukta olan Donald Trump ile yakın ilişkisi olduğunu yazan Reuters, Erdoğan’ın Batılı bir diplomata ait bir tanım olan, ‘Güçlü liderlerin dünyayı yönettiği bir kulüp vizyonu’na sahip olduğu yorumunu yaptı.

Analizde Trump ile Erdoğan’ın paylaştığı bu vizyonun, Erdoğan’ı geçtiğimiz sene verdiği röportajda ‘otokrat’ olarak tanımlayan Biden tarafından paylaşılmadığı yazıldı. Biden’ın Erdoğan karşıtı açıklamalarını hatırlatan Reuters, “Kolay olmayacak. 2016 yılından beri Türk lider Suriye’de ABD tarafından desteklenen Kürt savaşçılara 3 kere saldırdı. Libya’daki iç savaşın seyrini değiştirdi, Rusya’dan silah aldı, Doğu Akdeniz’de Avrupalı komşularını zorladı ve Ermenistan’a karşı Azerbaycan’ı destekleyerek zafer elde etmesine yardımcı oldu” hatırlatmasını yaptı.

‘Ciddi bir gerilim var’

ABD’de Demokrat Parti’nin politikalarının şekillenmesinde etkili olan Center for American Progress düşünce kuruluşundan Max Hoffman, verdiği demeçte, “ABD’nin Erdoğan’ın karşı olduğu statükoyu bir araya getirmeye çalıştığını” ve “Ciddi bir gerilim” olduğunu ifade etti. 

‘Erdoğan, Biden ile ilişkileri iyi tutmak isterken, Türkiye’nin çıkarlarında ısrar ediyor’

Öte yandan Erdoğan’ın ansızın İstanbul Sözleşmesi’nden çıktığını hatırlatan Reuters, bu adımın ABD ve AB müttefiklerinin tepkisini çektiğini yazdı. Reuters, buna karşılık Türkiye’nin Batı ülkeleriyle arasını iyi tutmaya çalıştığını ve Türkiye’nin AB zirvesinden ‘ilişkileri normalleştirebilecek’ fikirler beklediğini yazdı. Analizde Erdoğan’ın Biden ile iyi ilişkiler istediğini ancak, Türkiye’nin çıkarlarını korumakta ısrar ettiği vurgulandı. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mavi Vatan 2021 Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü’nde söylediği ””Hiçbir ülkenin toprağı, denizi veya egemenliği üzerinde gözümüz yok” sözlerine yer verildi.

Babacan ve Davutoğlu

Kendi partilerini kurarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısına çıkan Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın geçmişte Erdoğan hükümetlerindeki pozisyonunun altının çizildiği analizde, Davutoğlu ve Babacan’ın görüşlerine de başvuruldu. Davutoğlu, “2016’dan önce fikirler ortaya çıkıyordu ve daha sonra son alınan kararı başbakan ya da cumhurbaşkanına sunuyorduk” dedi. Babacan ve Davutoğlu, Erdoğan’ın artık çok daha dar bir danışman kadrosuyla fikir alışverişi yaptığını söyledi. Bu ‘dar kadro ile daha ‘şahin’ bir politikaya geçişin yapıldığını söyleyen eski müttefiklerden Babacan ise, Türkiye’nin daha önceden doğrudan askeri müdahalelerden kaçındığını belirtti.

Erdoğan’ın A-Takımı

Reuters, Erdoğan’ın ağırlıklı olarak Hulusi Akar, Hakan Fidan ve İbrahim Kalın’la görüştüğünü yazarken ismini açıklamadan Reuters’a konuşan bir Cumhurbaşkanlığı’nda çalışan güvenlik yetkilisi, “Bu insanlar neredeyse her zaman yurt dışı operasyonları için bir araya geliyor ve Erdoğan’ın A-Takımı olarak çalışıyor” dedi.

Erdoğan’a yakın bir kaynağın, Erdoğan’ın yaklaşımının “Önce Türkiye” olduğunu ve ABD ya da Rusya’nın kuralları koyduğu ve Türkiye’nin bedel ödediği senaryolardan sıkıldığını söyledi.

Öte yandan Reuters, geçen haftalarda Biden’ın Rusya Devlet Başkanı Putin’e “katil” demesini Erdoğan’ın sert bir dille eleştirdiğini yazarken, “Biden görevi aldıktan iki ay sonra halen Türkiye Cumhurbaşkanı’nı aramadı” hatırlatmasını yaptı.

Son dakika politika: Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tam kapanmaya geçiyoruz (2)

‘YÜRÜTÜLEN LİNÇ KAMPANYALARINI KINIYORUM’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ‘KIBRIS TÜRK’Ü KARDEŞLERİMİZİN YANINDA DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ’Kabine toplantısı öncesinde KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı misafir ettiklerini kaydeden Erdoğan, “Tatar ile görüşmemizde, ikili iş birliği konularını, yarın Cenevre’de gerçekleştirilecek gayri resmi 5+1 Birleşmiş Milletler toplantısını ele aldık. Tatar, Cenevre’de, Kıbrıs Türk halkından aldığı destekle egemen eşitliğe dayalı iki devletli çözüm vizyonunu gündeme getirecek. Biz de Türkiye olarak biz de bu vizyona tam destek vereceğiz. Özellikle Kıbrıs’ı çözümsüzlüğe mahkum etmek isteyen, Kıbrıs Türk’ü kardeşlerimizi ambargolarla yıldırmaya çalışan zihniyete müsamaha göstermeyeceğiz. Toplantının sonucu ne olursa olsun Kıbrıs Türk’ü kardeşlerimizin yanında durmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, PKK/YPG’nin Irak’ın kuzeyindeki fesat yuvalarına karşı kapsamlı bir operasyon başlattığını kaydeden Erdoğan, “Türkiye, sınırları dışından ve içinden maruz kaldığı terör saldırılarına karşı 2015 yılından itibaren terörle mücadelesinde yeni bir konsepte geçmiştir. Artık teröristlerin burnumuzun dibine kadar gelip eylem yapmasını beklemeden terör örgütlerini inlerinde bulup yok etme stratejisi ile hareket edeceğimizi tüm dünyaya duyurduk” ifadelerini kullandı.’ALINLARINDAN ÖPÜYORUM’Bu doğrultuda terör örgütlerine yönelik, tarihlerinde görülmemiş ağır darbeler indirdiklerini kaydeden Erdoğan, “Pençe- Şimşek ve Pençe- Yıldırım adı verilen son operasyonlarımız da işte bu amaçla yürütülmektedir. Operasyonlarımızda görev alan kahraman askerlerimizin her birini alınlarından öpüyor, gazalarının mübarek olmasını diliyorum. Cumartesi günü hareket merkezine bağlanarak askerlerimize terörle mücadeledeki kararlılığımız ile başarı temennilerimizi ifade ettik. Irak ve Suriye sınırlarımızı terör örgütlerinin tacizinden tamamen kurtardığımız gibi inşallah sınırlarımız ötesinde de herhangi bir terör oluşumuna kesinlikle izin vermeyeceğiz. Her ne kadar bu konudaki hassasiyetlerimizi ve kararlılığımızı hala anlamayanlar varsa da biz, sahada ve masada yürüttüğümüz mücadele ile hakikatleri herkese kabul ettireceğiz. Tabi orada da 2 şehidimiz var. 2 şehidimize de Allah’tan rahmet diliyorum, mekanları inşallah cennet olsun. Yaralılarımız, onların da ağır bir durumu söz konusu değil. Rabbimden kendilerine şifalar diliyorum” şeklinde konuştu.’MESNETSİZ, HAKSIZ VE HAKİKATLERE AYKIRI’ABD Başkanı Joe Biden’ın 1915 olaylarını ‘soykırım’ olarak nitelendirmesini de değerlendiren Erdoğan, “ABD Başkanı Biden, 24 Nisan günü yayımladığı bir mesajda coğrafyamızda bir asırdan daha uzun süre önce yaşanmış acı olaylarla ilgili mesnetsiz, haksız ve hakikatlere aykırı ifadeler kullanmıştır. Hiçbir tarihi ve hukuki temeli olmayan bu ifadeler, milletimizin her ferdi gibi bizi de ziyadesiyle üzmüştür. Açıklamadaki ifadelere radikal Ermeni çevrelerin ve Türkiye karşıtı grupların baskısıyla yer verildiğini düşünüyoruz. Ancak bu durum, ortaya çıkan tablonun iki ülke ilişkileri üzerindeki yıkıcı etkilerini ortadan kaldırmıyor. Türkiye olarak tarihte yaşanan acıların yarıştırılması gibi bir anlayışı kesinlikle insani bulmuyoruz. Şayet böyle bir yola girilecekse bu yarıştan alnı ak, vicdanı müsterih, kalbi mutmain çıkacak tek millet ve devletin biz olduğunu da hatırlatmak isteriz. Amerika ve Avrupa başta olmak üzere bize ‘soykırım’ ithamını yönelten çevrelerin hepsi de böyle bir mukayese sonrasında insan içine çıkamayacak hale gelecektir” diye konuştu.’TARİHÇİLERE BIRAKILMALIDIR’1915 olaylarına ilişkin kendilerinin hala en başta söyledikleri evrede olduklarını kaydeden Erdoğan, “Tarihteki olayların araştırılması ve hakikatlerin ortaya çıkartılması bu işin erbabına yani tarihçilere bırakılmalıdır, siyasetçilere değil. Yıllardır dile getirilen Ermeni iddiaları konusunda ortak bir Tarih Komisyonu kurulması teklifimize hala bir cevap alamadık. Kendi arşivlerimizde tamamen bu komisyonun araştırmalarını açma taahhüdünde bulunduk ama muhataplarımızdan yine ses çıkmadı. Biz kendimize bu kadar güvenirken karşı tarafın iddia sahibi olarak gerçeklerin peşinde koşmak yerine meseleyi ısrarla siyasi zemine taşıması işin aslını göstermeye zaten tek başına yeterlidir” ifadelerini kullandı.’24 NİSAN’DA İNSANİ TRAJEDİ ANLAMINDA HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞTIR’Van’dan Kars’a, Erzurum’dan Anadolu içlerine kadar pek çok yerde sayıları milyonla ifade edilen sivil Türk ve Kürt nüfusun Ermeni çeteler tarafından katledildiğini kaydeden Erdoğan, “Peki 24 Nisan’da ne olmuştur? Aslında 24 Nisan’da insani trajedi anlamında hiçbir şey olmamıştır. 24 Nisan 1915’te tarihi sadece Osmanlı Devleti’nin savaş halinde bulunduğu ülkelerle bir olup aleyhine faaliyet yürüten Taşnak, Hınçak ve Ramgavar gibi örgütleri kapatıp 235 yöneticisini tutukladığı gündür. Daha ortada ne sevk, ne iskan kanunu olmadığı için yaşanan herhangi bir can kaybı da söz konusu değildir” dedi.Kendilerinin de gerçekte bu tarihte ne olduğunu bilmelerine rağmen, Ermeni toplumun tercihine saygı duyarak kendilerine bir süredir acılarını paylaşan mesaj gönderdiklerini kaydeden Erdoğan, “Osmanlı Devleti’nin 24 Nisan’da yaptığı bu tutuklamaların ardından 27 Mayıs’ta sevk ve İskan Kanun’u çıkartılmış 1 Haziran’da da uygulamasına geçilmiştir. Yapılan işlem olası bir tehdide veya tehlike değil, bir fiil yürüyen bir isyana ve artarak süren katliamlara karşı alınmış bir tedbir” açıklamasında bulundu.’HODRİ MEYDAN DİYORUZ’Osmanlı topraklarında yaşayan Ermeni nüfusunun toplam sayısının 1 milyon 200 civarında olduğunu kaydeden Erdoğan, “Şu anda ben belge ile konuşuyorum, Sayın Biden gibi konuşmuyorum. Biden neye dayanarak, nasıl konuşuyor bilmiyorum. 1 milyonun üzerinde arşivlerimizde belge var. Buyursunlar gelsinler belgeleri incelesinler. Acaba ABD’nin, Avrupa’nın arşivlerinde bu belgeler var mı, varsa açabiliyorlar mı? Biz ‘hodri meydan’ diyoruz ama bugüne kadar bizim bu çağrılarımıza cevap veremediler” ifadelerini kullandı.’ERMENİLERE AİT TOPLU MEZARA RASTLAYAMAZSINIZ’Osmanlı Devleti’nin Ermeni nüfusunu başka bir yere göndermediğini, kendi toprakları içinde yer değiştirdiğini belirten Erdoğan, “Bu dönemde kimsesiz kalmış yetim çoklar için yetimhaneler kurulmuştur, Sayın Biden. Mağdur durumda bulunan Ermeni nüfusa dışardan yardım gönderilmesine hiçbir zaman engel çıkarılmamıştır. Ülkemizde pek çok yerde Ermenilerin katlettiği Türklere ait toplu mezarlar vardır ama hiçbir yerde Ermenilere ait toplu mezara rastlayamazsınız. Çünkü böyle bir hadise yaşanmamıştır” dedi.’AYNAYA BAKIP BİR DEĞERLENDİRİN’Biden’e seslenen Erdoğan, 30 yıl boyunca Karabağ’daki insanların işgalden kurtarılmadığını kaydederek, “Eğer ‘soykırım’ diyorsanız şöyle kendinizi aynaya bakıp bir değerlendirin. İşte bütün gerçek ortada. Karabağ, Kızılderilileri zaten söylememe gerek yok. Onların her şeyi ortada. Bütün bunlar, bu gerçekler ortadayken sizler kalkıp da Türk’e Türk milletine soykırım yaftasını yakıştıramazsınız. Buralarda on binlerce sivil insan katledilirken, bir buçuk milyon Azerbaycanlı kardeşimiz evlerini terk etmek mecburiyetinde bırakılmıştır. En başından beri Ermeni çevrelerin soykırım yalanını bu derece abanmalarının sebebi de yaklaşık bir buçuk asırdır kendi yaptıkları kıyımlardan ve ihlallerden sorumlu tutulma korkularıdır” değerlendirmesini yaptı.’MAHKEME KARARLARI OLMASI GEREKİR’1’inci Dünya Savaşı sırasında diğer ülkelerin yaptığı soykırımları anımsatan Erdoğan, “Aynı dönemde istisnasız herkesin yaşadığı sorunların bir kesitini teşkil ediyor. Soykırım kavramı ve bununla bağlantılı süreçler geriye doğru da işletilemeyecek şekilde 1948 ve sonrasına aittir. Burası çok ama çok önemli. Bu ithamın ifade edilebilmesi için üzerine tarihçilerin uzlaştığı, somut deliller ve mahkeme kararları olması gerekir. Ermeni iddiaları ile ilgili ortada herhangi bir somut delil olmadığı gibi uluslararası mahkeme kararı da mevcut değildir” diye konuştu.ABD’nin attığı yanlış adımdan bir an önce dönemsini beklediklerini söyleyen Erdoğan, “Soykırım gibi ithamlar siyasetin konusu olamayacak kadar hassas konulardır. Tarih ilmi bir kenara bırakılarak ülke başkanlarının, parlamentolarının ahkam kesmesi işleri içinden çıkılmaz hale getirmekten başka işe yaramaz” ifadelerini kullandı.Tartışmaların Ermeni toplumuna faydası olmadığı gibi tam tersine bu tür adımların yeni sıkıntıların kaynağı haline geleceğini söyleyen Erdoğan, “Bizim Ermeni toplumuyla hiçbir sorunumuz, sıkıntımız yoktur. Bin yıldır aynı topraklarda yaşadığımız bu insanların bir kısmıyla da barış ve huzur içinde hayatımızı sürdürüyoruz” dedi.’TÜRK- AMERİKAN İLİŞKİLERİ BU SEVİYESİNİN DE ÇOK GERİSİNE DÜŞMÜŞTÜR’İlişkilerin geliştirilmesi için 16 yıldır Türkiye’nin fedakarlık yaparak gerekli adımları attığını vurgulayan Erdoğan, “Karabağ meselesinin çözümünün ardından Ermenistan ile yeniden iş birliği zeminin doğduğuna inanıyoruz. ABD Başkanı’nın 24 Nisan açıklaması, hem bu süreci hem de kendileriyle olan ilişkileri zora sokmanın ötesinde bir anlama sahip değildir. Onlar tersini söylüyor diye güneş doğmayacak değildir, onlar aksini iddia ediyor diye hakikat ışığı parlamaktan vazgeçecek de değildir. Uzun yıllar boyunca Amerika ile ‘güvenilir müttefiklik’ üzerine kurulu yakın ilişkilerimiz olmuştu. Türkiye’nin kırmızı çizgisi olan FETÖ ve PKK/PYD’ye verilen destek ile uyguladıkları ambargoyla müsebbibi kendileri olan S- 400 krizi gibi hadiseler ‘model ortaklık’ seviyesindeki ilişkilerimize zarar verdi. Son gelişmelerin üzerine adeta tuz biber olan 24 Nisan açıklamasıyla artık Türk- Amerikan ilişkileri bu seviyesinin de çok gerisine düşmüştür” diye konuştu.’YENİ DÖNEMİN KAPILARINI ARALAYACAĞIMIZA İNANIYORUM’Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Biden ile haziranda bir görüşme yapmayı kararlaştırdıklarını anımsatarak, “Tüm bu konuları yüz yüze değerlendirerek, yeni bir dönemin kapılarını aralayacağımıza inanıyorum” dedi.Biden ile çok daha önceden tanışıklığının olduğunu belirten Erdoğan, “Muhatabımızla iki ülke ilişkilerini zehirleyen konuları bir kenara bırakarak, artık bundan sonrasına bakmamızı sağlayacak bir anlayış birliğine varmayı umuyoruz. Aksi takdirde, ilişkilerimizin 24 Nisan açıklamasıyla düştüğü yeni seviyenin gerektirdiği pratikleri hayata geçirmeye başlamaktan başka çaremiz kalmayacaktır” ifadelerini kullandı.’TAKDİRİNİ MİLLETİMİZE BIRAKIYORUZ’

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Buğra OLAÇ

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD’li mevkidaşı Blinken’la görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden’ın göreve gelişin ardından ikili ve bölgesel meselelerin ele alındığı ilk kez telefonla bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşme sonrası açıklama yapan Beyaz Saray, açıklamada, “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden, ikili ve bölgesel konuları ele almak üzere haziran ayındaki NATO Zirvesi’nde ikili görüşme yapma konusunda anlaştı.” ifadelerine yer verdi.

ERDOĞAN-BIDEN GÖRÜŞMESİ ELE ALINDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Joe Biden’ın görüşmesi sonrası Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken da bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Sayın Cumhurbaşkanımızın ABD Başkanı Biden’le yapmış olduğu görüşmedeki hususların takibi amacıyla, bu akşam ABD Dışişleri Bakanı Blinken’la bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir” denildi.

“NATO ZİRVESİ’NDE GÖRÜŞME KONUSUNDA ANLAŞTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, Telegram hesabından ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmesine ilişkin şu açıklamada bulundu: “Kıymetli kardeşlerim, Bugün ABD Başkanı Joe Biden ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Sayın Biden ile ikili ilişkilerin stratejik doğası ve karşılıklı çıkar ilişkileri temelinde iş birliğinin genişletilmesi amacıyla birlikte çalışmanın önemi hususlarında mutabık kaldık. Görüşmede, FETÖ’nün ABD’deki varlığı ve ABD’nin Suriye’de PKK-PYD terör örgütüne verdiği destek gibi konuların çözüme kavuşturulmasının, Türk-Amerikan ilişkilerinin daha ileri seviyelere taşınması için önemli olduğunu ifade ettim. mevkidaşım ile Haziran ayında düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi’nin marjında görüşme konusunda anlaşmaya vardık.”

İLETİŞİM BAŞKANLIĞI’NDAN DA AÇIKLAMA GELDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Joe Biden’ın görüşmesi sonrası İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre; liderler, ikili ilişkilerin stratejik doğası ve karşılıklı çıkar ilişkileri temelinde iş birliğinin genişletilmesi amacıyla birlikte çalışmanın önemi hususlarında mutabık kaldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün ABD’deki varlığı ve ABD’nin Suriye’de PKK- PYD terör örgütüne verdiği destek gibi konuların çözüme kavuşturulmasının, Türk- Amerikan ilişkilerinin daha ileri seviyelere taşınması için önemli olduğunu ifade etti. İki lider, haziran ayında düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi’nin marjında görüşme konusunda anlaşmaya vardı.

Kaynak: Anadolu Ajansı / Zuhal Demirci

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 23 Nisan mesajı! Dikkat çeken 15 Temmuz hatırlatması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre Erdoğan, mesajında, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşunun 101’inci yılı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı tebrik ederek, Gazi Mustafa Kemal’in dünya çocuklarına armağan ettiği bu müstesna günün ülke, millet ve çocuklar için hayırlara vesile olmasını diledi.

Erdoğan, “23 Nisan’ı bu yıl da küresel koronavirüs salgını nedeniyle dünya çocuklarıyla bir araya gelemeden kutlasak da bu anlamlı günün heyecanını ve coşkusunu tüm çocuklarımız ve milletimizle hep birlikte yaşıyoruz. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuyla Türk milletinin bağımsızlığını ve milli iradenin hakimiyetini dünyaya ilan ederek açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, istikbal mücadelemizin ve bağımsızlığımızın öncüsü olmuştur.” ifadelerini kullandı.

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ HATIRLATMASI

Meclisin, 23 Nisan 1920’den bugüne kadar birçok badire atlattığını, Milli Mücadelede şerefle kazandığı “gazilik” payesini, 15 Temmuz darbe teşebbüsünde ikinci kez aldığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Darbe, cunta, vesayet girişimleri ve terör saldırılarına maruz kalan, son olarak da 15 Temmuz 2016’da hain FETÖ’cüler tarafından bombalanan yüce Meclisimiz, milli iradenin tecelligahı olarak ilelebet varlığını sürdürmeye devam edecektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında büyük ve güçlü Türkiye idealiyle kenetlenen aziz milletimiz için daha büyük, daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye’yi inşa etmek, gelecek nesillere gurur duyacakları bir ülke bırakmak için var gücümüzle çalışıyoruz.”

“2023 VE GELECEK HEDEFLERİMİZE EMİN ADIMLARLA İLERLİYORUZ”

Türk milletinin çocuklara verdiği önemin ve değerin en güzel tezahürlerinden birisinin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Dolayısıyla çocuklarımızın ve gençlerimizin ülkemizin en kıymetli hazineleri olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Şanlı tarihimizden aldığımız gücü ve evlatlarımızın enerjisini bugünün dinamizmiyle birleştirerek 2023 ve gelecek hedeflerimize emin adımlarla ilerliyoruz. Bu vesileyle, kuruluşundan bu yana, Türkiye Büyük Milleti Meclisi çatısı altında ülkemize hizmet etmiş olan tüm milletvekillerimize, milletimiz adına şükranlarımızı sunuyorum.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Yeni kabine değişikliği ile kulisler hareketlendi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir süredir kamuoyunun gündeminde olan kabine değişikliğini, “dün gece ansızın kısmi şekilde” yaptı. Yeni kabinede, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yakın arkadaşı olan eski AKP Grup Başkanvekili Mehmet Muş, “dezenfektan skandalı” ile gündeme gelen Ruhsar Pekcan’ın yerine Ticaret Bakanı olarak atandı. Cumhurbaşkanı kararnamesiyle Aile, Sosyal Hizmetler Bakanlığı da ikiye ayrıldı. Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli için “çapsız” ifadelerini kullanan, bir dönem attığı “FETÖ tweet’leriyle” de dikkat çeken Derya Yanık, yeni Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı oldu. Yeni kurulan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na da “eski MHP’li” Vedat Bilgin getirildi. Kulislerde, Erdoğan’ın bu değişikliği daha önce yapacağı, tam kabine değişikliği gerçekleştirecekken amirallerin yaptığı açıklamanın ardından bu değişikliği “askıya aldığı” da belirtiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın da ilerleyen günlerde ikiye ayrılacağı belirtilirken, Erdoğan’ın böylece 2023 seçimlerine yeni kabine üyeleriyle gitmeyi hedeflediği konuşuluyor.

Erdoğan’ın yayımladığı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Aile, Sosyal Hizmetler ve Çalışma Bakanlığı, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi öncesindeki gibi iki ayrı bakanlık olarak yeniden oluşturuldu. Kulislerde, Erdoğan’ın Aile, Sosyal Hizmetler ve Çalışma Bakanlığı’nı ikiye bölen kararının altında “Türkiye’nin tek taraflı cumhurbaşkanı kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin olduğuna” da dikkat çekiyor. Erdoğan, daha önce yaptığı açıklamalarda da “İstanbul Sözleşmesi’nden çekilinmesi ile ilgili hükümetin aile yapısına, kadın ve çocukların korunmasına yönelik yeni politikalar oluşturmakta kararlı olduğu, konuyla ilgili yeni yasal düzenlemeler yapacağının” da sinyalini vermişti. Yeni oluşturulan bakanlığın 2023 seçimlerine giderkenki ilk icraatının da “kadın, çocuk ve ailenin korunması ile ilgili, şiddeti önleyecek yeni yasa teklifi üzerinde çalışmasının oluşturacağı” ifade ediliyor.

BAHÇELİ’YE ‘ÇAPSIZ’ DEMİŞTİ

Bakanlığın ikiye ayrılmasının ardından da Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na Derya Yanık getirildi. Ancak Yanık’ın “sicilinde” Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve FETÖ elebaşı Fethullah Gülen ile ilgili sosyal medya paylaşımları da bulunuyor. Yanık, 2015’teki sosyal medya paylaşımında, Bahçeli için şu ifadeleri kullanmıştı: “Bahçeli çapsızdır ama hain değildir. FETÖ meselesi de uzun bence. İlk tepki gösterendi, sonra kendice hükümete ders veriyor.”

Yanık’ın “tartışmalı paylaşımları” bunlarla da sınırlı değil. Yanık, 10 Ekim 2015’te meydana gelen Gar katliamı sonrasında yaptığı paylaşımda da yine Bahçeli’yi etiketleyerek şu ifadeleri kullanmıştı:

“Size de yazıklar olsun. Ruhunuz tümüyle iğdiş edilmiş artık anladık. Gerçekten yazıklar olsun. Türkiye’nin yönetilemez hale gelmesini iştahla bekliyorsunuz anladık. Şu halde milliyetçilikten falan bahsetmeyin artık. Hedef kitlenizi çözdünüz, oy çoğaltmaya dönük hamleler bunlar anladık. Ama o kitle sizin sonunuz olacak, göremiyorsunuz. Biz ‘mizânı’ bekleriz; siz orada yüzünüz kara çıkacaksınız huzura.”

Öte yandan Yanık’ın daha önce “FETÖ lideri Fethullah Gülen ve icraatlarını öven paylaşımları” da ortaya çıktı. Yanık, 2013 ve 2014 yıllarında yaptığı paylaşımlarda, şu ifadeleri kullanmıştı:

“Yanlış anlaşılmak istemem. Cemaatin yükünü taşıyan on binler, birer serdengeçtidir. Cemaat adına konuşma, sevk ve idare başka.”

Ayrıca Yanık’ın FETÖ tarafından yapılan Ergenekon kumpası için “Ergenekon’un terör örgütü olduğunu tescili için mahkeme kararına ihtiyaç yoktu; yeni olan bu yapının yargılanması ve cezalandırılmasıdır” dediği, Erdoğan ve AKP hükümetine yönelik 17-25 Aralık operasyonlarıyla ilgili de “Hocam operasyonlara tam destek vermiş anlaşıldı! Beddua mı? Tümüyle âmin” paylaşımında bulunarak destek verdiği ortaya çıktı.

Yanık, Ayasofya’nın baş imamı olarak atanan ve “İstanbul Sözleşmesi”nden “faiz”e birçok konuda yazdığı tweet’lerle tepki çeken Prof. Dr. Mehmet Boynukalın’a da “Mehmet Bey sadece Ayasofya imamı da değil, bir akademisyen üstelik. İmamlıktan maaş da almıyor bildiğim kadarıyla. E hani özgürce fikirlerin ifade edildiği, düşüncelerin yarıştığı bir akademi istiyordunuz? Buyrun işte bi tweet ötede, efendice tartışın” paylaşımıyla sahip çıkmıştı.

Erdoğan: Hafter’in ateşkes diye bir derdi yok barış diye bir derdi yok

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde: 

– Afrika’nın gülümseyen sahili olarak bilinen bu ülkeye ilk ziyaret yapan Türk Cumhurbaşkanı olmaktan gurur duyuyorum.

– 2018 sona ermeden THY ile seferlerini başlattık. TİKA’nın Banjul program kordinatörlüğünde aynı yıl gerçekleştirdik

– Bugün yaptığımız görüşmelerde de karşılıklı ilişkilerimiz ne olacağını konusunu konuştuk.

– FETÖ’nün eğitim kurumu kisvesi altında okullarını ilk durduran ülke Gambiya’dır.

– Gambiyalı evlatlarımızın her hangi bir mağduriyet yaşamasına müsaade etmedik.

– Türkiye bursları ile son 9 sene içerisinde 170 Gambiyalı öğrenciye ülkemizde üniversite imkanı sağladık.

– Mezun öğrencilerimizi kendi ülkelerine doktor mühendis ve siyasetçi olarak hizmet ettiklerini görmek bizim için ayrı bir mutluluk kaynağıdır

– Ekonomik ilişkilerimiz ne yazık ki istediğimiz noktada değildir.

– Türkiye ile Gambiya arasında 2019 yılında ticaret hacmi 55 milyon dolar oldu. ikili ticaretimizi daha dengeli bir yapıya sağlamak istiyoruz.

– Anlaşmanın iç onayını ülkemizde tamamladık. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan Hafter’le ilgili bir soruya şu yanıtı verdi: 

– Gerek Berlin süreci gerekse Moskova işinde de Hafter varılan veya hazırlanan metne imza atmamıştır. Aarrac imzasını atmıştır ama Hafter atmamıştır.  Uluslararası toplantılarrn taraflar böyle metinlere imza koymuyorsa burada bir mutabakat sağlanmış denilemez. Berlin süreci geniş katılımlı olmasına rağmen Hafter oteldeki odasından takip etmiştir. Tabi bu 55 maddelik metin BM’ye de gidecek. bir nokta çok önemli Hafter bütün süreçte sürekli kaçmıştır ve en son bu süreçten sonra kendi sözcüsünün şu açıklaması çok manidardır: “Libya’daki süreç namlunun ucundadır.” Hafter’in ateşkes diye bir derdi yok barış diye bir derdi yok. 

Hafter’in yanındakiler ise başta kendisi olmak üzere lejyonerdir. Arkasındaki Abu Dabi yönetimidir. Ve şu anda da tabi Hafter bu lejyonerlerin ile beraber Sudan’dan 5 bin asker aracı olarak buraya gelmiştir. Temennimiz odur ki Libya biran önce barışa kavuşur. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bağdadi’nin öldürülmesi dönüm noktası

Cumhurbaşkanı Erdoğan sosyal paylaşım sitesi Twitter’dan DEAŞ terör örgütünün elebaşısı Bağdadi’nin öldürülmesi ile ilgili bir mesaj yayımladı.

Erdoğan’ın mesajında şu ifadeler yer aldı:

“DEAŞ terör örgütü elebaşının etkisiz hale getirilmesi, teröre karşı müttefiklerimizle ortak yürüttüğümüz mücadelenin önemli bir dönüm noktası olmuştur. Türkiye bundan önce olduğu gibi bundan sonra da terörle mücadeleye katkı sunmaya devam edecektir. DEAŞ, PKK/YPG ve diğer tüm terör örgütleriyle mücadelede en çok bedel ödeyen ülke olarak, bu gelişmeyi memnuniyetle karşılıyoruz. Teröre karşı müttefiklik ruhuna uygun, kararlı bir mücadele verildiği takdirde tüm insanlığın huzura kavuşacağına gönülden inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bağdadi’nin öldürülmesi dönüm noktası

Cumhurbaşkanı Erdoğan sosyal paylaşım sitesi Twitter’dan DEAŞ terör örgütünün elebaşısı Bağdadi’nin öldürülmesi ile ilgili bir mesaj yayımladı.

Erdoğan’ın mesajında şu ifadeler yer aldı:

“DEAŞ terör örgütü elebaşının etkisiz hale getirilmesi, teröre karşı müttefiklerimizle ortak yürüttüğümüz mücadelenin önemli bir dönüm noktası olmuştur. Türkiye bundan önce olduğu gibi bundan sonra da terörle mücadeleye katkı sunmaya devam edecektir. DEAŞ, PKK/YPG ve diğer tüm terör örgütleriyle mücadelede en çok bedel ödeyen ülke olarak, bu gelişmeyi memnuniyetle karşılıyoruz. Teröre karşı müttefiklik ruhuna uygun, kararlı bir mücadele verildiği takdirde tüm insanlığın huzura kavuşacağına gönülden inanıyorum.”