Kızı dehşeti yaşayan baba konuştu

ANNE ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST BIRAKILDI

Ümraniye Elmalıkent Mahallesi’nde geçtiğimiz hafta meydana gelen olayda, 14 yaşındaki I.T., babası Mehmet Salih T. (41) ile hamile ve bir çocuk sahibi üvey annesi Y.T. (29)’nin yaşadığı eve misafirliğe gitti.

Bu sırada üvey anne, kendisine yardım etmesi için I.T.’yi mutfağa çağırdı. Kirli bulaşıkları makineye yerleştirdiği sırada tezgâhın üzerinde bulunan demlik içindeki kaynar su, 14 yaşındaki I.T.’nin başından aşağı döküldü. Anne Kesra Yılmaz’ın şikâyeti üzerine gözaltına alınan Y.T., çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. I.T.’nin ise hastanedeki tedavisi ise sürüyor. 

“İFADEMİ DEĞİŞTİRDİM”

Baba Mehmet Salih T. yaşanan olayla ilgili ilk kez konuştu. Mehmet Salih T., “Çok üzgünüm. 41 yaşındayım, 3 tane çocuğum var. Eşim 5 aylık hamile 4’üncü çocuğum dünyaya gelecek. Üzüntülüyüm. Kaza olmasını çok çok isterdim.

O anda oradaydım, kızım bana gelmişti okul tatilinde. Akşamdı, işten çıktım eve geldim, yemek yedik. Sonra eşim ve kızım sofrayı kaldırdılar. O an 8 aylık çocuğum kucağımdaydı. 10-15 dakika arayla, içeriden bir bağırma sesi geldi. ‘Baba, yandım.’ diye. Onu görünce hemen panikle hastaneye götürdük.

Ümraniye Devlet Hastanesi’ne kaldırdık. Oradan da Kartal Devlet Hastanesi’ne yönlendirdiler” dedi.

“KIZIM KAZA OLMADIĞINI SÖYLEDİ” 

Mehmet Salih T., “Ben eşimle konuştum. Kaza olduğunu söylüyor. Sonra tabi ki kızımla da konuştum. Kızım kaza olmadığını söyledi. Kızım kaza olmadığını söyledikten sonra karakola gittim ifademi değiştirdim. Şikayetçi olduğumu ben de söyledim. Eşimin babasını çağırdım, eşimi aldı Adana Ceyhan’a götürdü. Normalde gitmemesi gerekirdi. Her hafta imza atması gerekirken babası aldı götürdü.

Ben kızımı dinledim, dinledikten sonra karakola gidip ifademi değiştirdim. Kızım bilerek yaktığını söyledi, olayı da anlattı. Kızıma inandım. 14 yaşındaki bir kız yalan konuşmaz. ‘Baba yerde çaydanlık yoktu.’ dedi.

Eşim de inkar etmiyor çaydanlığın yerde olmadığını söylüyor. Kazayla olsa yerde neden çaydanlık olmasın. Eline, ayağına neden su sıçramasın. Hiç ses duymadım. 8 aylık bebeğim var, çocuğum bana ‘Baba kardeşime hediye aldım.’ diyerek gelmişti. Daha doğrusu kardeşinin yanına gelmişti aslında. Çocuklarım beni çok seviyor ben de çocuklarımı çok seviyorum” diye konuştu.

Son dakika haberler: TEM otoyolunda TIR devrildi

Kaza, saat 14.30 sıralarında TEM Otoyolu Silivri mevkii İstanbul istikametinde meydana geldi.

Seyir halindeki yabancı plakalı TIR, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle kontrolden çıkarak, aydınlatma direğini altına alarak devrildi. Haber verilmesi üzerine olay yerine polis ve Silivri itfaiye ekipleri sevk edildi.

Çekiciler yardımıyla TIR’ı kaldırma çalışmaları sürüyor. Kaza nedeniyle trafik akışı yan yoldan sağlanırken, İstanbul istikametinde trafik yoğunluk oluştu.

Mehmetçik, Rasulayn’da çocuklarla futbol oynadı

Milli Savunma Bakanlığı, Rasulayn’da güvenliği sağlayan Mehmetçiklerin, bölgedeki çocuklarla futbol oynarken çekilen fotoğraflarını Twitter hesabından paylaştı. Açıklamada, “Kahraman Mehmetçiğimiz Rasulayn’da güvenliği sağlamanın yanı sıra geçirdikleri zor günleri unutmaları için bölgede bulunan çocukların oyunlarına da eşlik ediyor. Çocuklar ise asker selamı vererek Mehmetçiğimize moral ve motivasyon kaynağı oluyor” denildi.

Our heroic soldiers are accompanying the local children by joining their games and activities, helping them forget about the difficult times they are enduring, while ensuring security in the area. The children give morale and motivation by giving our soldiers the military salute. pic.twitter.com/FwhxcEdRn2

Son dakika: İngiliz ajan ölü bulunmuştu! Kargoda dikkat çeken detay… İstanbul Valisi’nden açıklama

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Başakşehir’de yapımı süren şehir hastanesinde incelemelerde bulundu.

Vali Yerlikaya incelemelerinin ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Vali Yerlikaya, dün evinin önünde ölü bulunan eski İngiliz istihbarat subayının soruşturmasındaki son gelişmelerin sorulması üzerine, “Arkadaşlarımız çalışıyor.

Cumhuriyet Başsavcılığımız, emniyetimiz çok yönlü olarak konuyu aydınlatmak için gayret gösteriyor. Dün bir açıklama yaptım bununla ilgili. Yeni bir açıklama yapmamızı gerektirecek gelişme olduğu zaman sizlerle paylaşacağız” dedi. 

GELEN KARGODA DİKKAT ÇEKİCİ DETAY

Eski İngiliz istihbarat subayı James Gustaf Edward Le Mesurier’in ölümüyle ilgili soruşturma devam ediyor. Le Mesurier’in evinin bulunduğu sokakta sessizlik hakim. Sabah saatlerinde Le Mesurier’in ofisine kargoyla paket geldi.

Kargo paketinin üzerinde Nihad Sarmini isminin yer aldığı görüldü. Sarmini’nin sosyal medya hesabından eski istihbarat görevlisinin ölümü sonrasında paylaşımlar yaptığı görülürken “Bu sabah büyük bir şok oldu. James Le Mesurier bize her toplantıda “daha fazla hayat kurtarmak için ne yapabiliriz derdi. Huzur içinde yatsın” ifadelerini paylaştı.

Sarmini’nin sosyal medya bilgilerinde Suriye İdlib’li olduğu görülüyor. Kargo çalışanı kapının mühürlü olması nedeniyle paketi geri götürdü.

EŞİ EVİN ÖNÜNE ÇİÇEK BIRAKMAK İSTEDİ

Le Mesurier’in eşi Hedving Christina’nın arkadaşları gün içinde evin bulunduğu sokağa geldi. Hayatını kaybeden eski İngiliz istihbarat görevlisinin eşinin de evin önüne çiçek bırakmak istediğini belirten kadınlar basın mensuplarını görünce uzaklaştı.

Son dakika: İngiliz ajan ölü bulunmuştu Kargoda dikkat çeken detay... İstanbul Valisinden açıklama

 

İletişim Başkanı Altun: FETÖ konusunda Türk kamuoyu öfkelidir

Altun, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump’ın davetine icabetle gerçekleştireceği ABD ziyareti öncesinde Bloomberg’e yaptığı açıklamada, Erdoğan’ın Trump ile yapacağı görüşmenin Türkiye-ABD ilişkilerinin en kritik toplantılarından biri olacağını belirtti.

Türkiye açısından görüşmede öne çıkacak başlıklara ilişkin Altun, “İki ülke ilişkilerinde çözülmesi gereken birçok konu bulunmaktadır. Bu konularda ilerleme kaydedilmemesi ve son iki yılda başka meselelerin de ortaya çıkmış olması, iki liderin kapsamlı değerlendirme ve tespitlerde bulunmasını gerektirmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

S-400 için “Bu konudaki görüşümüzü birçok kez dile getirdik.” diyen Altun, Türkiye’nin bir hava ve füze savunma sistemine acilen ihtiyacı olduğunu, bu konunun ilişkilerde zorluk çıkarmasını önlemek için potansiyel her çözümün ABD’ye sunulduğunu söyledi.

Altun, şöyle devam etti:

“Bu sistemin NATO sistemleriyle birlikte çalışabilirliği konusunda bir endişe vardı ve bu konuyu bazı teknik görüşmeler yoluyla ele alma isteğimizi dile getirdik. İkincisi, neden Patriot sistemlerini almadığımızla ilgili sorular vardı. Aslında, onları da satın almaya çalıştık, ancak satış koşulları, özellikle teknoloji transferi gibi şartlarımızı yerine getirmiyordu. Ülkemizin jeopolitiği, birden fazla hava ve füze savunma sistemini gerektirmektedir. Ayrıca, Patriot sistemleri satın alabileceğimizi söylediğimizde, ABD S-400 sistemini satın almama şartını ekledi.”

S-400’ün F-35’ler üzerinde risk olup olmadığı konusunda, Türkiye’nin ortak bir teknik çalışma grubu önerdiğini anımsatan Altun, Türkiye’nin F-35 projesinin ortağı olduğuna işaret ederek, bu savaş uçağının kabiliyetlerine gelebilecek potansiyel bir zararın, ABD’yi olduğu kadar Türkiye’yi de ilgilendirdiğini vurguladı.

Altun, “Ziyaretimiz sırasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Trump’ın bu konuda dürüst bir görüşme gerçekleştireceklerinden eminim. İki liderin kabul edilebilir ve uygulanabilir bir çözüm bulabileceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin F-35 programının dışında tutulmasının gerek programa gerekse Türkiye-ABD savunma sanayisi ortaklığına yardımcı olmayacağını vurgulayan Altun, ABD’den gelecek olası yaptırımlar konusunda da “Böyle bir hareket tarzından çok çeşitli konulardaki Türkiye-ABD iş birliğini yok etmeye kararlı olanlar dışında hiç kimse kazançlı çıkmayacaktır.” değerlendirmesini yaptı.

Altun, Türkiye-ABD ortaklığının önemini anlamak için herkesin serinkanlı davranması ve daha uzun vadeli bir bakış açısı benimsemesi gerektiğine dikkati çekti.

ABD ile Suriye’de varılan mutabakat ve bundan sonrasına ilişkin Türkiye’nin beklentilerine ilişkin de Altun, her iki ülke ile varılan anlaşmaların Türkiye’nin bölgeyi terörden arındırma hedefine ulaşması anlamında önem taşıdığına işaret etti. Buna karşın YPG’nin bölgede faaliyetini sürdürdüğüne değinen Altun, Türkiye’nin bu örgütten gelebilecek saldırı ve provokasyonlara cevap vermekten geri durmayacağının altını çizdi.

Trump’ın Suriye’deki petrol sahalarının korunacağı yönündeki mesajlarına da değinen Altun, “ABD’nin petrol sahalarını koruma ve gelirlerini YPG’ye aktarma kararı, uzun vadeli istikrarı ve bu bölgedeki farklı etnik ve dini grupların bir arada bulunmasını riske atmaktadır. Bu konunun detayları, Türkiye ve ABD Başkanları tarafından görüşülecektir.” bilgisini verdi.

Altun, Türkiye açısından ziyaret bağlamında bir diğer gündem maddesinin de FETÖ olduğunu belirterek, “ABD, 2016’da gerçekleşen 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana bu cephede anlamlı bir aksiyon almamıştır. Türk kamuoyu bu konuda öfkelidir ve Türkiye sokaklarında insanlarla konuşursanız bunu hissedebilirsiniz.” dedi.

Altun, ayrıca Türkiye’nin bu konuda müttefikinden destek beklediğini kaydetti.

Osmaniye’de terör operasyonu: 7 tutuklama

İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince, çatışma bölgeleri ile irtibatlı faaliyet gösteren şüphelilerin faaliyetlerinin tespiti, deşifresi ve önlenmesine yönelik olarak sürdürülen çalışmalar kapsamında, 8 Kasım’da daha önce belirlenen adreslere operasyon düzenlendi.

Yapılan baskınlarda, terör örgütleri DEAŞ, El Nusra ve Heyet-i Tahrir Şam’a üye olma suçu kapsamında A.A., M.E., A.E., M.E., A.A., A.E., T.E ve B.A. isimli şüpheliler yakalanarak gözaltına alındı. TEM Şube Müdürlüğü’ndeki sorgularının tamamlanmasının ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden biri serbest bırakılırken, 7 kişi ise çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Beytüşşabap’ta kalp krizi geçiren hasta, askeri helikopterle taşındı

Beytüşşebap ilçesinde kalp krizi geçiren hasta için Mehmetçik seferber oldu. Şırnak Valiliği’nin talebi üzerine bölgeye sevk edilen Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na ait helikoptere taşınan hasta, Cizre Devlet Hastanesi’ne götürülerek, tedavi altına alındı.

HDP önündeki eylemde 56’ncı gün

Hacire Akar, 21 Ağustos’ta kaybolan oğlu Mehmet’in (21) HDP’liler tarafından dağa kaçırıldığını söyleyip, 1 gün sonra, partinin Diyarbakır binası önünde oturma eylemi başlattı. Eylemin 3’üncü gününde ortaya çıkan Mehmet Akar, mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Oğluna kavuşup, eylemine son veren Hacire Akar, çocukları kayıp annelere çağrıda bulundu. Akar’ın çağrısıyla harekete geçen çocukları kayıp aileler, 3 Eylül’den itibaren HDP önünde oturma eylemine başladı. 56’ncı günde de eyleme katılan 55 aile, HDP il binası önündeki yerini aldı.

‘VİCDANSIZLAR’ DİYE BAĞIRIP OĞLUNU İSTEDİ

Ege Üniversitesi Gazetecilik bölümü son sınıf öğrencisiyken, 21 Mart 2015’te kaybolan oğlu Mehmet (22) için İstanbul Sultangazi’den 27 Eylül günü gelerek evlat nöbetine katılan İmmihan Nilifırka, HDP il binasına girmeye çalıştı. “Evlatlarımızı getirin, evlatlarımızdan ne istediniz, kendi evladınızı götürün, vicdansızlar” diye bağıran Nilifırka sinir krizi geçirdi. “Çıkın dışarı bize bir açıklama yapın, evladımdan ne istediniz, vicdansızlar. Yavrum Mehmet’im evladım, gel seni özledim, ölüyorum dayanacak gücüm kalmadı. Yeter artık dayanamıyorum” diye haykıran anne fenalık geçirerek yere yığıldı. Nilifırka’ya, hazır bulunan 112 sağlık ekipleri müdahale ederek ambulansa aldı. Nilifırka’nın durumunun iyi olduğu öğrenildi. Gerginlik sırasında polis ekipleri, Nilifırka’nın HDP binasına girmesini önledi.

‘DÜNYAMI BAŞIMA YIKTILAR’

7 yıl önce Balıkesir’de üniversiteyi kazanıp kayıt yaptırmayan ve kandırılarak PKK’lılar tarafından kaçırıldığını iddia ettiği kızı Ceylan Şeyma Tekin (24) için evlat nöbetine 16 Eylül günü Bursa’dan gelerek katılan Türkan Mutlu ise kızının kaçırıldıktan sonra dünyasının başına yıkıldığını söyledi. Mutlu, ”Ben gitmiyorum, ben buradayım, evde bir kuru ekmeğim olmasın ben gitmiyorum. Ben Şeyma’dan sonra felaket yaşadım, darbe yedim. Çok şeyler içimde var, ben gitmeyeceğim. Benim Şeyma ile başka bir dünyam vardı, herkesin evladı kendi içinde tatlıdır, benim Şeyma ile başka bir dünyam vardı, o dünyamı benim başıma yıktılar” dedi.

HDP’LİLERE TEPKİ GÖSTEREN ANNE: GELİN BURAYA HESAPLAŞALIM

18 yaşındayken, 2015 yılında Bitlis’te üniversite öğrencisiyken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği kızı Fadime için 22 Eylül’de Kütahya’dan gelerek oturma eylemine katılan Hatice Levent de “Ne istediniz yavrumdan gelin buraya hesaplaşalım” diyerek HDP’lilere tepki gösterdi.

EYLEME KATILAN AİLELER

1- Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde oturan Fevziye- Şahap Çetinkaya çifti, 30 Ağustos’tan beri haber alamadıkları, PKK’lı teröristler tarafından kaçırıldığını iddia ettikleri oğulları Süleyman (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemine başladı.

2- Diyarbakırlı Remziye Akkoyun, 4 yıldır kayıp olan oğlu Azad’ın (14) PKK’lı teröristler tarafından kaçırıldığını söyleyerek, 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı.

3- Diyarbakır’da oturan Rauf- Ayşegül Biçer çifti, 10 aydır kayıp olan tek oğulları Mustafa (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı. Kanser hastası Ayşegül Biçer, oğlunun HDP aracılığıyla PKK’lı teröristlere götürüldüğünü iddia ediyor.

4- Mardinli olan ve Diyarbakır’da oturan inşaat işçisi Celil Begdaş ile eşi Hediye Begdaş, ramazan ayının ilk günü olan 5 Mayıs’ta ortadan kaybolan oğulları Yusuf’un (16) HDP’liler aracılığıyla düğün aracı olarak süslenen minibüsle dağa kaçırıldığını iddia ederek, 4 Eylül akşamı oturma eylemine katıldı.

5- Gaziantep’te oturan Şevket- Songül Altındaş çifti, vatani görevi için usta birliğine giderken 2 Ekim 2015’te Tunceli’nin Pülümür ilçesinde teröristlerce kaçırılan oğulları Müslüm (24) için 5 Eylül günü oturma eylemi başlattı.

6- Mersin’in Anamur ilçesinde yaşayan Rahime Uymaz, Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 28 Temmuz 2015’te eşi ve kızının yanında PKK’lı teröristler tarafından aracından indirilerek, kaçırılan yeğeni polis memuru Sedat Yabalak (34) için oturma eylemine katıldı. Polis Sedat Yabalak’ın hasta annesi Ünzile Yabalak ise 8 Eylül akşamı Diyarbakır’a gelip nöbete başladı. Solunum hastası Ünzile Yabalak’a, PKK’lı teröristler tarafından 23 Eylül 1995’te şehit edilen Astsubay Murat Namdar’ın eşi Yıldız Namdar refakat ediyor.

7- Mardin’in Derik ilçesinden gelen Emine-Şeyhmus Kaya çifti, İstanbul’da polis memuruyken, Muş’ta kardeşinin düğün konvoyuyla memleketine dönerken, Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yol kesen PKK’lı teröristler tarafından kaçırılan oğulları Vedat Kaya (28) için 5 Eylül’de oturma eylemine başladı.

8- Malatyalı Sadiye Özbey, 17 Eylül 2015’te Rize’den kendisini ziyarete gelirken Tunceli’nin Pülümür ilçesinde yol kesen PKK’lı teröristler tarafından aracı yakılıp kaçırılan oğlu Astsubay Semih Özbey için 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

9- Bursa’da yaşarken eşini 17 Ağustos depreminde kaybedince Diyarbakır’a taşınan Meryem Savur, 4 yıl önce PKK’lı teröristlerce kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Fırat (22) için 5 Eylül günü oturma eylemine başladı.

10- Diyarbakırlı Sabiha Balta, 5 yıl önce kaybolan oğlu Arafat’ın (25) PKK’lı teröristlerce dağa kaçırıldığını belirtip, 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

11- Diyarbakır’ın Dokuzçeltik köyünde oturan Aysel Koyun, 5 yıl önce PKK’lı teröristlerce dağa kaçırıldığını belirttiği oğlu Neşat (22) için 6 Eylül günü oturma eylemine başladı.

12- Diyarbakırlı Güzide Demir, 4 yıl önce PKK’lı teröristlerce dağa kaçırılan oğlu Aziz (20) için 7 Eylül günü oturma eylemi başlattı.

13- Ağrı’nın Eleşkirt ilçesinde 4 yıl önce çobanlık yaparken PKK’lı teröristlerce kaçırıldığı belirtilen Vahit Çur’un (19) anne ve babası Bedirhan-Necla Çur çifti de 7 Eylül günü eyleme katıldı.

14- Diyarbakırlı Hüsniye Kaya, 5 yıldır haber alamadığı ve sonrasında arkadaşlarından Suriye’de olduğunu öğrendiği kızı Mekiye’yi (19) bulmak için 8 Eylül günü oturma eylemine başladı.

15- Ayten-Şadin Elhaman çifti, 2 yıl önce kaybolan oğulları Bayram (21) için 8 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

16- İstanbul’da 5 yıl önce HDP Kağıthane ilçe binasına gittikten sonra dağa kaçırıldığını ileri sürülen Yakup Edizer’in (19) anne ve babası Salim ve Saliha Edizer çifti de 9 Eylül günü eylemdeki yerini aldı.

17- Diyarbakırlı Süleyman Aydın, 4 yıl önce terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği oğlu Özkan (19) için 9 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

18- Diyarbakırlı Mevlüde Üçdağ, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Ramazan (22) için 9 Eylül günü HDP önüne gelip eyleme katıldı.

19- Mardinli olan, ancak Diyarbakır’da oturan Salih-Mülkiye Aylu çifti, 22 Mart 2019’da kaybolan ve HDP kongresine katılan M.I. tarafından Irak’ın Metina bölgesindeki PKK’lı teröristlerin yanına kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Mehmet (20) için 10 Eylül sabahı oturma eylemine başladı.

20- Aslen Siirtli olan, ancak Ordu’da yaşayan Latife Ödümlü, Dicle Üniversitesi Kimya Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi oğlu Özgür’ün (22), 10 ay önce PKK’lı teröristler tarafından Irak’ın kuzeyine kaçırıldığını söyleyerek, 10 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

21- Diyarbakırlı Mehmet Karaman, 1999’da kandırılarak dağa götürüldüğünü belirttiği oğlu Ercan (40) için 11 Eylül’de oturma eylemine başladı.

22- Diyarbakırlı Fatma Akkuş, 28 Ağustos 2015’te kaybolan ve internette terörist kıyafeti giydiği videosunu gördüğü kızı Songül için 11 Eylül’de oturma eylemine katıldı.

23- Erzurum’dan gelen Macide Uslu ile Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinden gelen Halime Şehitoğlu, 2015’te Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yol kesen PKK’lı teröristlerce kaçırılan yeğenleri Sedat Sorgun (28) için 11 Eylül’de oturma eylemine katıldı. Annesi vefat eden Sorgun’un, Van’da vatani görevini yaparken, izinli olarak Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesindeki teyzesi Şehitoğlu’nu ziyaret edip, memleketi Erzurum’daki akrabalarının yanına giderken Lice’de yol kesen PKK’lılarca kaçırıldığı belirtildi.

24- Diyarbakırlı Nihan Çiçek, 2015’te eşinin akrabaları tarafından dağa kaçırıldığını iddia ettiği nişanlı kızı Hatun (23) için 11 Eylül’de oturma eylemine katıldı.

25- Diyarbakırlı Ömer Tokay, 2011’de Şırnak’a pikniğe gidip dönmeyen, 3 yıl sonra da terör örgütüne yakın bir televizyonda gördüğü oğlu Mehmet (22) için 12 Eylül’de oturma eylemine başladı.

26- İstanbul’da yaşayan Şevket-Fatma Bingöl çifti, 2014’te Arnavutköy’de ‘Bana iş buldular, işe gidiyorum’ diyerek evden çıkıp dönmeyen oğulları Tuncay (19) için 13 Eylül’de oturma eylemi başlattı.

27- Diyarbakır’ın Hani ilçesinde fırında çalışan oğlu Fatih Demir’in (24), 2015 yılında terör örgütünce dağa kaçırıldığını ifade eden anne Sevdet Demir (55), 13 Eylül’de oturma eylemine katıldı.

28- Bitlis’te eşinden boşanan Saliha Mert (42), 2015 yılında dağa kaçırıldığını söylediği oğlu Yetiş Top (23) için 13 Eylül günü Diyarbakır’a gelip oturma eylemine başladı.

29- Bitlis’te yaşayan Ubeydullah Yolaçan, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Çetin (31) için 14 Eylül’de Diyarbakır’a geldi. Baba Yolaçan, gelini Gülcemal, torunları Ecrin ve Abdulsamet ile birlikte oturma eylemindeki yerini aldı.

30- Bitlis’in Mutki ilçesinden Diyarbakır’a gelen Hurinaz Omay (83), 24 yıl önce dağa kaçırıldığını söylediği oğlu Rıfat (43) için 14 Eylül’de oturma eylemine katıldı.

31- Bitlis’ten Diyarbakır’a gelen Fadıl Kılıç, Ahlat Üniversitesi öğrencisiyken 3 yıl önce dağa kaçırıldığını öne sürdüğü oğlu Faruk için (25) 14 Eylül’de oturma eylemi başlattı.

32- Elazığ’dan Diyarbakır’a gelen Muhittin Avunan, usta birliğine giderken yol kesen PKK’lı teröristlerce kaçırılan yeğeni Bingöllü Emrah Avunan (24) için 13 Eylül’de oturma eylemine başladı. Emrah’ın annesi Leyla Avunan, babası Bilal Avunan ve akrabaları da 22 Eylül’de oturma eylemine katıldı.

33- Erzurum’un Horasan ilçesinden gelen Mehmet Emin Coşkun (49), Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde 2’nci sınıf öğrencisiyken 29 Aralık 2014’te PKK’lı teröristler tarafından kaçırıldığını belirttiği 3 çocuğunun büyüğü olan İbrahim (24) için 15 Eylül’de oturma eylemine başladı.

34- Bursa’dan gelen Türkan Mutlu, 7 yıl önce Balıkesir’de üniversiteyi kazanıp kayıt yaptırmayan ve kandırılarak dağa götürüldüğünü iddia ettiği kızı Ceylan Şeyma Tekin (24) için 16 Eylül akşamı oturma eylemi başlattı.

35- Diyarbakırlı Vahide Sunar, 5 yıl önce Dicle ilçesine gidip PKK’lı teröristlerce kaçırıldığını düşündüğü oğlu Ahmet (22) için 16 Eylül’de oturma eylemine başladı.

36- Ağrılı Salih Gökçe, 5 yıl önce İstanbul’da çalışırken ve askere gitmek üzereyken terör örgütü PKK tarafından kaçırılıp Suriye’ye götürüldüğünü söylediği oğlu Ömer (24) için 17 Eylül’de oturma eylemine başladı.

37- Batmanlı Cabir Taş, 4 yıl önce tekstilde çalışırken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği, o dönem 14 yaşında olan kızı Ece için 17 Eylül’de oturma eylemine katıldı.

38- Diyarbakırlı Üzeyir Nergiz, 5 yıl önce Kars Kafkas Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okurken, 2014’te terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılan kayınbiraderi Osman Etik (29) için 17 Eylül’de oturma eylemindeki yerini aldı.

39- Muşlu Selma Kan, 4 yıl önce Muş’ta terör örgütü PKK’ya katıldığını belirttiği oğlu Onur (28) için 18 Eylül’de oturma eylemine başladı.

40- Şirin Sungur, 2015’te Bingöl’de vatani görevini yaparken memleketi Siirt’e bayram iznine dönerken Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yol kesen PKK’lı teröristlerce kaçırılan oğlu Süleyman (24) için 18 Eylül’de oturma eylemine katıldı.

41- Muşlu Halit Altun, 2015’te Malatya’da üniversite öğrencisiyken kaybolan ve terör örgütü PKK’nın elinde olduğunu belirttiği oğlu Muhsin (27) için 19 Eylül’de oturma eylemine başladı.

42- Konya’dan gelen Yıldız Ballı, 2014’te İstanbul Esenyurt’ta tekstil fabrikasında çalışırken kaybolan, PKK’lı teröristlerin kaçırdığını iddia ettiği kızı Yasemin (21) için 19 Eylül’de oturma eylemine başladı.

43- İstanbul’dan Diyarbakır’a gelen Fahrettin Akkuş, 2015’te Sultangazi ilçesinde 19 yaşındayken kaçırıldığını söylediği oğlu Erkan için 20 Eylül’de oturma eylemi başlattı.

44- Kütahya’dan gelen Hatice Levent, 18 yaşındayken, 2015 yılında Bitlis’te üniversite öğrencisiyken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği kızı Fadime için 22 Eylül’de oturma eylemine katıldı.

45- Muş’tan Diyarbakır’a gelen Güzel Aslan, 5 yıl önce mobilyacıda çalışırken kaybolan oğlu Turan Aslan (26) için 23 Eylül’de oturma eylemine başladı.

46- Batman’dan gelen Zehra Çak, 5 yıl önce kaybolan oğlu Azat Çak (23) için 26 Eylül’de oturma eylemine başladı.

47- İstanbul Sultangazi’den gelen İmmihan Nilifırka, Ege Üniversitesi Gazetecilik bölümü son sınıf öğrencisiyken, 21 Mart 2015’te kaybolan oğlu Mehmet (22) için 27 Eylül’de oturma eylemine başladı.

48- Gaziantep’ten gelen Cennet Kabaklı, 2015’te usta birliğine giderken Tunceli Pülümür yolunda PKK’lı teröristler tarafından kaçırılan asker oğlu Adil Kabaklı (24) için 28 Eylül’de oturma eylemindeki yerini aldı.

49- Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinden gelen Sıddıka Tatlı, Mardin Artuklu Üniversitesi Mimarlık bölümü son sınıf öğrencisiyken 2014’te kaybolan, terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığını söylediği oğlu Aziz Tatlı (27) için 29 Eylül’de oturma eylemine başladı.

50- Batman’dan gelen Melike Akdoğan, 14 yaşında lise öğrencisiyken geçen yıl ortadan kaybolan ve dağa götürüldüğünü düşündüğü oğlu Abdulkadir için 2 Ekim’de oturma eylemi başlattı.

51- Ağrı’nın Hamur ilçesinden gelen Süheyla Demir, 2014’te lise 3’üncü sınıf öğrencisiyken PKK’lı teröristler tarafından kaçırıldığını belirttiği kızı Hayal için 3 Ekim’de oturma eylemine başladı.

52- Muş’tan gelen Süheyla ve eşi Maşallah Yenilmez, 2015’te Bitlis Eren Üniversitesi Sosyal Hizmetler bölümünde okurken, ortadan kaybolan kızları Sümeyye Yenilmez (24) için 5 Ekim’de oturma eylemine katıldı.

53- Diyarbakır’ın Kulp ilçesinden gelen Menfiye Yıldırım, 2017’de kaybolan, dağa kaçırıldığını öne sürdüğü oğlu Mesut Yıldırım (25) için 5 Ekim’de oturma eylemine başladı.

54- Diyarbakırlı Hatice Ceylan 2015’te, 15 yaşındayken Kur’an kursunda hafızlık okurken kaybolan oğlu Cafer için 8 Ekim günü oturma eylemine katıldı.

55- Ağrı Taşlıçay ilçesi Kumluca köyünden gelen Yasin Kaya, kızı Çiğdem Kaya’nın (21) Ağrı Anadolu Lisesi 2. sınıf öğrencisiyken PKK’lı teröristler tarafından kaçırıldığını söyleyerek 15 Ekim günü oturma eylemine katıldı.

Akçakale’de eğitim yeniden başladı

Fırat’ın doğusunda terör örgütü PYD/YPG ve DEAŞ’a yönelik Barış Pınarı Harekatı’nın başlatılmasının ardından terör örgütünün sivil alanlara yönelik havanlı ve roketli saldırıları nedeniyle Şanlıurfa’nın Suriye sınırında bulunan Akçakale ilçesinde okullar güvenlik gerekçesiyle tatil edildi. 9 Ekim gününden bu yana tatil olan okullarda bu sabah itibarıyla yeniden ders zili çaldı. Sabahın erken saatlerinden itibaren öğrenciler okullarına gitti.

İLKOKUL ÖĞRENCİLERİNDEN MEHMETÇİĞE DESTEK

Süleyman Şah İlkokulu 4’üncü sınır öğrencisi Fatmanur Laçinkaya okulların tatil olduğu dönemde öğretmeni ve arkadaşlarını çok özlediğini ifade ederek, “Okulu çok özledim. Askerlerimizi çok seviyorum. Allah şehit askerlerimize rahmet etsin. Annelerinin yüreği şimdi nasıldır. Tatilde derslerimi tekrar ettim, çok çalıştım, kitap okudum. Ben de meslek sahibi olmak istiyorum. Astronot olarak, bilim insanı olmak istiyorum. Hayallerimi de gerçekleştirmek için derslerime çok çalışıyorum” diye konuştu.

4’üncü sınıf öğrencisi Ebrar Yıldırım, tatilde şehit olan askerlerle ilgili şiirler yazdığını ifade ederek “Okulu özlemiştim. Tatilde ders çalıştım, okuma yaptım, şehitlerimizle ilgili şiirler yazdım” dedi.

Öğrencilerden Enes Akdağ, “Kitap okudum, derslerime çalıştım. Okula geldiğim için çok sevindim” ifadelerini kullandı.