Pandemi süreci ve sonrası ruhsal ve davranışsal değerlendirme

11 mart 2020’de Dünya Sağlık Örğütü Covid- 19 pandemi olarak ilan etti. Bu süreçle beraber dünya üzerindeki herkesin için belirsiz bir süreç başamış oldu. Bu süreçte okullar derslerini online çevirdi, iş yerleri kapatıldı, evden çalışma hayatımıza girdi. İnsanlarla aramıza mesafeler koyarak temasımızı olabildiğince azaltmaya başladık. Bütün bu değişikliklerle hayatımızın yeni bir düzeni oluşmak zorundaydı ve biz yeni normale uyum sağlayarak bu süreçleri yaşamaya devam etmekteyiz. Bu süreçte ne gibi zorlanmalar yaşıyoruz ve neler yapabiliriz.

Çocuklar için sosyal izalasyon ve online eğitim nasıl düzenlenmeli ve ruh sağlığını korumak için neler yapabiliriz?

Pandemi nedeniyle çocuklar okula gidemiyor ve evden eğitim almaya çalışıyorlar. Sosyal mesafeyi arttırmak gerektiği için, çocuklar arkadaşları ve akrabaları ile görüşemiyor. Çocukların psikolojik sağlıklarının korunmasının hem kendileri hem de aileleri için son derece önemli olduğu açıktır. Bunu sağlamak için, mümkün olduğu kadar belirsizliği azaltmak, çocuğun anlayabileceği net ve kısa açıklamalar yapmak önemlidir.

Bu süreci kabullenen çocuklarda sürecin uzamasıyla beraber derslere odaklanamamak, arkadaşlarıyla görüşemediği ve dışarıdaki hayatlarını çok kısıtlı yaşadıkları için öfke ve mutsuzluk çok sık görülmektedir. Bu noktada çocukların rutinleri korumak çok önemlidir. Evde çocuk için uygun çalışma alanı oluşturup; okuldaymış gibi ders düzeni oluşturmak, uyku saaatlerini tenefüs aralarını hatta kıyafetlerini okul rutinini hissedeceği şekilde düzenlemek önemlidir. Çocukların özellikle ders aralarında televizyon ya da bilgisayar oyunlarına dalmamaları; molalarını okulda olduğu gibi küçük dinlenme araları olarak değerlendirmeleri diğer derse katılımı sürdükmek için önemlidir.

Çocuğun odaklanmada sorunu var mı? Ders takibini nasıl yapıyor? gibi konularda dikkatli olmamız gerekir. Uzun süre online eğitim ve uzun saatler ekran kullanımlarının olması dikkat alanında sorun oluşturabilir.

Çocukların odaklanmalarını koruyabilmek için ders dışındaki saatlerde mümkün oldukça fiziksel hareketliliği arttıracak egzersizler yapılmalı, izin saatlerinde kontrollü ve mesafeyi koruyarak çocuğun istedi alanlarda fiziksel egzersizlerine alan oluşturmalıyız. Ekran sürelerini ders dışındaki zamanlarda mümkün oldukça sıfırlamamız çok önemlidir. Çocukların her zaman akranlarına ihtiyacı vardır. Bu süreçte çocuklar için en büyük zorlanmalardan biri arkadaşlarından ayrı olmaları oldu. Çocukların sosyal gelişimleri için pandemi koşullarına uygun şekilde akranlarıyla bir arada olabileceği küçük alanlar oluşturmak sosyal gelişim ve duygusal kontrol için önemlidir.

Sınava hazırlanan çocuklar için bu sürecin zorlukları ve önerileri nelerdir?

Kuşkusuz bu süreçten en çok etkilenen gruplardan biri üniversite ve lise giriş sınavlarına hazırlanan öğrencilerde olmuştur. Normal düzende bile stresli geçirilen dönemde özellikle okul ve Etüt merkezlerinin kapalı olması, bire bir özel ders imkanlarının zorlaştığı bu dönem hazırlık döneminde olan tüm öğrenciler için oldukça kaygı verici bir durum oluşturmuştur. Sınav hazırlık aşamasındaki öğrencilerin bu belirsiz durumla ilişkisi diğer kişilerinkinden çok farklı olarak ciddi şekilde performanslarını etkilemektedir. Bu süreçteki öğrencilerde daha fazla stres, sınav kaygısı, umutsuzluk, öfke gibi çeşitli duygular çok sık görülebilir. Bu nokta ebeveynlerin desteği oldukça önemlidir.

Ebevyenlerin bu dönemde çocukların duygularını anlamaları; onların yaşadığı bu belirsiz süreçle ilgili düzenlemelerinde destek olmaları, sürekli ders çalışması konusunda öğütler vermek yerine hangi konuda zorlandığını ve neye ihtiyacı olduğu fark etmesi önemlidir. Çocuklara mutlaka iyi hissedeceği alanlar oluşturmak; kaygılarını kontrol altına almaları için strese çok iyi gelen fiziksel egzersiz ve müziğin,sanatın iyileştici gücünü kullanmalıdırlar. Sınav kaygısının yüksek olduğu çocuklarda zaman kaybetmeden destek almalarını sağlamak oldukça önemlidir. Sınav kaygısıyla çalışan emdr ve diğer psikodestek sistemleri bu noktada oldukça etkilidir. Bu konularda uzman desteği almak faydalı olacaktır.

Bu süreçte yetişkinler ne gibi sorunlarla karşılaşırlar neler yapabilirler?

Bu süreç çalışma süreleri ve şekilleri çok fazla değişti. Online çalışma hayatında olanların en büyük sıkıntısı mesai saati kavramlarının oldukça değişmiş olması oldu. Online çalışma sürecinde akşam yapılan toplantılar, gün içinde gelişen net bir mesai saatinin olmaması hem kişilere kendi alanlarını yok etmiş hem de ev düzenini oldukça zorlaştırmıştır.

Özellikle çocuk sahibi olan kişiler için hem online çalışma hem de çocuğun online eğitim süreçlerini düzenlemek ve evin ihtiyaçlarıyla ilgilenmek ciddi yorgunluk ve tükenmişlik hissi oluşturmaktadır. Bu nokta yapılabiliyorsa mutlaka mesai saatlerinin düzenlenmesi önemlidir. İş verenlerin çalışanlarının tükenmişlik hisleriyle baş edebilmeleri için yardımcı olmaları özellikle düzensiz toplantı ve eğitim saatlerine dikkat etmeleri, pandemi öncesi rutine yakın şekilde düzenlemesi çok önemlidir. Sosyalliğin ve temasın önemli olduğu hayatımızda bu alanların kısıtlanması duygusal yoksunluk yaşamamızı artırmaktadır. Neredeyse her alanda ‘Eskiden…. yapardık’ diye kurduğumuz cümlelerle bu özlemi her gün hatırlamaktayız. Yeni normale uyum sürecinde önemli olan noktalardan bir diğeri sürecin getirdiklerini kabul etmek; olabildiğince eskiyle kıyaslamamaktır.

Örneğin; eskiden arkadaşlarımızla yaptığımız planların daha farklı olduğunu sürekli hatırlayıp kıyaslamak yerine; yeni normale uygun planlar yapmak daha uygundur. Pandemi süreci bize hayatın içinde nerede olduğumuzu hatırlatan bir süreç oldu. Bu süreç önceki hayatımızı nasıl yaşadığımızı, kimin için yaşadığımızı, hayat amaçlarımızı daha net görmemizi sağladı. Bu sürecin farklındalık yanına odaklanmak, her ne yaşıyorsak bunu nasıl yaşadığımızı; nasıl karşıladığımıza görmek önemlidir.

Bu süreçte Mindfulness-bilinçli farkındalık yaklaşımı bize hem stresimizle baş etmek hemde kendimizi daha iyi anlamak için oldukça yardımcı olacaktır. Yine bu süreçte günlük rutinleri olabildiğince eski nomale yakın devam ettirirken; hobilerimizi, fiziksel egzersizlerimizi yeni şartlara uygun şekilde devam ettirmek veya yenilerini keşfetmek tükenmişlik duygusunun ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır.

65 yaş üstünün karşılaşabileceği zorluklar nelerdir?

Bunun için neler yapabilirler Pandemin sürecinin başından bu yana risk faktörü olan 65 yaş üstü grup ciddi kısıtlamalara ve felaket senaryolarına maruz kaldılar. Bu sürecin ileri yaş grubu üzerindeki etkilerinde umutsuzluk, korku, stres, dikkat dağınıklığı gibi sonuçları gözlenmiştir. Özellikle ciddi risk grubunda oldukları için sevdiklerinden uzun süre uzak kalan; torunlarını, çocuklarını uzun süre göremeyen, dışarıya çıkma kısıtlamalarının yüksek olması duygusal anlamda oldukça etkilemiştir.

Bu süreçteki duygusal yük var olan hastalıkların artması için risk oluştururken; bellek ve dikkat performansılarında da zorlanma yaşamalarına neden olmuştur. 65 yaş üstü yaş grubu için doktor takiplerinin aksamaması, fiziksel egzersizin önemi oldukça fazladır. Her gün küçük yürüşler yapmak, ekran sürelerini azaltmak, küçük hobi ve uğraşlar kazanmak, yakınlarıyla kısa ve kontrollü görüşmeler yapmak sürecin olumsuzluklarını düzenlemeye katkı sağlar. Bunların yanı sıra mutlaka doktor kontrollerinin takipleri yapılmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.